Türk Bozkır Coğrafyası’nın Özellikleri – Prof. Dr. Laszlo Rasonyi

Batılı milletlerin ortaya çıkışlarından daha önce Türklük, dünyamızın en büyük sahnesini teşkil eden Eurasia’nın her çağında ve her köşesinde büyük bir rol oynamıştır. 

Çağımızın Rus tarihçileri Eurasia sözü ile yalnız Kuzey Eurasia’yı kastetmişlerdir. Halbuki, Eurasia Avrupanın doğu, Asya’nın orta ve kuzey kesimlerini kaplayan, kapalı tarihî ve coğrafî birlik arz eden, kendine has yaşayış tarzı ile önem kazanan ve iki kıt’a arasında adetâ üçüncü bir kıt’a teşkil eden çok geniş bir ülkedir. Bu ülkenin güneyi Kven-Lün, Pamir, Hindukuş ve Kafkas dağları ile sınırlanır.

Kuzeydeki ormanlar bölgesinden güneye ve batıya doğru Mançurya’nın Khingan dağlarından Karpatlara kadar bozkır sahaları uzanır. Bu bozkırların kuzey ve güney kısımları daha çok koyu kestane rengindeki toprak şeridi ile kaplıdır. Bozkırların güney sınırında bulunan Hazar Denizi ile Aral ve Balkaş Göllerinin kuzey kesimleri boyunca uzanan mümbit mer’alar Altay Dağlarında kesilir, ancak Altayların doğu eteklerinde yeniden meydana çıkarak Khingan Dağlarına kadar, 45’inci kuzey enleminin üstünde devam ederler. Bu şeridin güneyinde uzanan kumlu bozkır, yer yer çöllerle son bulur. Bu kumlu bozkır bölgesi Altay Dağlarından batıya ve doğuya doğru yayılan daha mümbit bozkır şeritlerini birbirine bağlar. Tien-Şan ile Altay Dağları arasında Cungarya kapısı adında bir geçit bulunmaktadır. Kumlu kapı geçidinin kolay geçilen bir yer sanılmaması gerekir; mazinin derinliklerine gidildiği nisbette onun, milletler ve kültürler arasında ayırıcı bir çizgi olduğu anlaşılır.

Passarge tarafından Salzsteppe (Tuzlu Bozkır) adı verilen güney bölgesi, kuzey bölgesinden daha küçüktür; yağışı az ve kapalı havza olması sebebiyle toprağı da tuzludur. Bununla beraber, bazı sahaları verimli topraklarla kaplı olup, sulama yolu ile daha mümbit hale getirilebilir. Irmaklar boyunca hayvan yetiştirmeye elverişli otlaklar da vardır. Bu bölgenin tipik hayvanı devedir.

Passarge’ye göre Steppe, Hettner’e göre Winterkalte Grassteppe denilen koyu siyah kestane renginde toprağı olan esas bozkır, açık bir havza ve daha yağışlı olmasına rağmen sert kontinental, kışın çok soğuk ve kar fırtınalı, yazın umumiyetle kurak bir iklime sahiptir. Yazın ara sıra şiddetli sağanaklar dahi kuraklığı gideremez. Bu bölgenin tipik hayvanı attır.

Daha kuzeydeki nehir vadilerinde ve yüksekliklerde ormanlar bulunmaktadır. Türk dillerinde mevcut olan, kısmen Türlüğün ön tarihi ile ilgisi bakımından önemli ve ayrıca yükseklik ifade eden kelimeler, tanıtmağa çalıştığımız bölgeye ait olabilirler. Meselâ: Or (yükseklik), orman: ağaçlıklı yer, orta Türkçede tağ~tau~dağ kelimesinin Yakutça karşılığıdır (orman). Ötede beride ormancıklarla örtülü bozkır bölgeleri yavaş yavaş kuzeydeki büyük orman bölgesine ulaşır. Arazi güneye nisbetle daha sulak olduğu için, büyük bir kısmı tarım da elverişlidir. Bu otlu şerit, Ural ve Altay arasında tahminen 7-800 km. genişliğindedir.