Şimdi Neredeler? – Galip Erdem

Şimdi nerede olduklarını, ne yaptıklarını bilmediğim delikanlılar! “Fetih Marşı” şiirini çok severlerdi. O delikanlılar, büyük yürekli ama alçak gönüllü idiler. Doğru, “Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşta” idiler. Yine de hiçbirinin Fatih’lik iddiası yoktu. Sadece Allah’a iyi kulluk edebilmenin, milletine daha çok hizmet vermenin yarışına girmişlerdi. İlimde, fikirde ve sanatta birer “Fatihçik” adayı olmanın hayalini kurmuşlarsa, kim kınayabilir? Belki de aralarında gerçek fatihler çıkacaktır, kim bilebilir?

Bir zamanlar o delikanlıların bir çoğunu tanımıştım. Her iki dünyada da şahitlik ederim ‘oyuna ve oynaşa’ ayıracak zamanları hiç olmadı. Delikanlılığın yaşlanınca gülümsenerek hatırlanan yaramazlıklarından bile uzak kaldılar. Milletlerinin saadetlerini, devletlerinin yücelmesini, bayraklarının dünya durdukça hep öyle nazlı nazlı dalgalanmasını hayatlarının gâyesi saydılar. Mukaddesatına yabancılaşmış, güzelliklerini unutmuş bir neslin çocukları idiler. Yolun doğrusunu gösterecek büyükleri öyle azdı ki, içlerinden bazıları büyüklerine doğru yolu seçtirmenin ağır yükünü omuzlamaktan çekinmediler. O delikanlıları bir hayli zamandır. göremiyoruz. Acaba halleri nicedir? O delikanlılardan her biri “burçlara bayrak olacak kumaştan” idiler. Hep yükseklerde kalmayı ve hiç yere düşmemeyi çoktan hak etmişlerdi. kıymetlerini bilemedik. Niçin görünmüyorlar? Gücendiler mi?Aramıza bir daha dönmeyecekler mi? Eğer böyle ise kaybımız çok büyüktür. Gün gelecek o delikanlıları yine arayacağız ama artık kolay bulamayacağız. Bizden şan istemediler, canlarını verdiler. Bizim hürriyetimiz için hürriyetlerini feda ettiler. Bizden sadece biraz sevgi, biraz anlayış beklediler. Onu bile esirgedik. Hep aynı soru beynimi kemiriyor; “Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştaki” o delikanlılar. Şimdi neredeler, ne yapıyorlar? Yoksa atalarından işaret aldıkları gün yürüdüler de arkalarından kimse gitmediği için çok mu uzaklara düştüler? O delikanlıların bazılarının yerini biliyorum. Ulubatlı Hasan Ağabeylerinin yanındalar.

Galip ERDEM