Türk Tarihi

Sarıkamış Hakkında Bilinmeyenler

Sarıkamış Harekatı Üzerine - Gürsel Ceylan

Sarıkamış Harekatı’nı gerektiren nedenler ve Osmanlı’ya bakış açısını 1912 yılında yeni seçilen Amerika Başkanı Wilson’a, Türkiye’ye atanacak büyükelçinin kim olacağı sorulduğunda, “Türkiye yok ki, elçi göndermeye ihtiyaç olsun” ifadesi ile ile başlayalım.

Sarıkamış Harekatı’nı Gerektiren Nedenler

Sarıkamış Harekatı, Rus işgali altındaki Kars, Sarıkamış ve Ardahan’ı kurtarmak; baharda başlayacak Rus taarruzunu engellemek ve Kafkaslar ile Orta Asya’daki Türk illerinin kapısını açmak amacıyla başlatılmıştır. Bu harekatın bir diğer amacı da, Birinci Dünya Savaşı’na parlak bir başlangıç yapmaktı. Bu esnada Rusların, Kars ve Ardahan civarında tahrik ettikleri Ermeniler, otuz binden fazla Türk erkeğini işkencelerle öldürmüş, Müslüman kadınlara da yapmadıkları kötülük kalmamıştı. Ermenilerin ellerinden kaçabilen çoğu kadın ve çocuk binlerce insan karlı dağlarda perişan bir haldeydi. Ermeni askerlerinin muhafazasına verilen Türk esirler acımasızca işkencelere maruz kalarak öldürülüyordu. Artık buralardaki Müslümanların kurtarılması da vicdanı bir yükümlülük haline gelmişti.

Durum değerlendirmeye alındığında neredeyse bütün askeri uzmanlar Rus kuvvetlerinin arkasına sarkmayı hedef alan bu harekatın, başarılı bir plan olduğu görüşünde idiler.

Arada ki çatlak sesler de çıkmaya başlıyordu. Enver Paşa’nın “acele ettiği” iddiası. Bu iddialara Ziya Nur Aksun’un Enver Paşa ve Sarıkamış Harekatı isimli eserinde ki yaptığı şu tespitle cevap verebiliriz. “Diğerlerinin ayak sürümelerine rağmen, Enver’in harekatta ısrar etmesi, vukuata göre haklı ve çok isabetli görünmektedir. Çünkü, harekatta yapılacak her gecikme, Ruslar’ın Sarıkamış’taki vaziyetini kuvvetlendirecektir.”

Rusların, sınırsız insan kaynakları vardı ve her gün, yeni takviye birlikler geliyordu. Türk ordusu ise, dört bir cepheye dağılmış vaziyette olduğundan, sınırlı imkanlara sahipti.

İstanbul’dan Erzurum’a gelip Üçüncü Ordu Komutanlığı görevini de üzerine alan Enver Paşa, Çanakkale’de ordulara Mustafa Kemal gibi ölmeyi emreden değil de 18 Aralık 1914 tarihinde yayınladığı şu beyanname ile “taarruz” emri verdi: “Askerler! Hepinizi ziyaret ettim. Ayağınızda çarığınızın, sırtınızda paltonuzun olmadığını gördüm. Lakin, karşınızdaki düşman sizden korkuyor. Yakın zamanda taarruz ederek Kafkasya’ya gireceğiz. Siz orada her türlü nimete kavuşacaksınız. Alem-i İslam’ın bütün ümidi, sizin son bir himmetinize bakıyor.” Enver Paşa, şartların zor olduğunu ve askerin sıkıntılarını bilmektedir. Fakat vatan, onlardan bir fedakarlık daha beklemektedir

Sarıkamış Harekatı Nasıl Oldu?

Harekatı, 22 Aralık sabahı umut veren bir havayla başladı. 10. Kolordu sabah saat 4’te Oltu istikametinde harekata başladı. 9. Kolordunun tümenleri sabah saat 6 ile 8 arasında hücum ederken, 11. Kolordu sabah saat 9’da hücuma geçti.

Enver Paşa sabah saat 8’de harekatı izlemek üzere ileri hatlara gitti ve öğleden sonra saat 3 sularında Hohor’a geldi. Başarılı bir gündü ve 3. Ordunun akşam raporları son derece ümit vericiydi. Ertesi gün de işler iyi gitti ve 24 Aralık tarihinde Türk sol kanadı Oltu’yu geçmiş ve hâlâ ilerlemeyi sürdürüyordu.

11 Kolordu ile 2. Süvari Tümeni de ilerliyordu. 24 Aralık’ta 9. Kolordu Sarıkamış’ın dış mahallelerine ulaşmış, 10. Kolordu da güneydoğuya dönerek Sarıkamış’ın kuşatılacağı noktaya varmıştı. Bu ana kadar taarruz büyük bir başarı kazanmış, 10. Kolordu sadece üç gün içinde 75 kilometrelik çok zor bir yürüyüş yapmıştı.

25 ve 26 Aralık tarihinde yapılan bir gece hücumunda 29. Piyade Tümeni Eski Sarıkamış’a girdi. 28 Aralık günü 10. Kolordu Sarıkamış-Kars yolu üzerinde tıkama mevzilerini ele geçirdi. Şimdi hava koşulları kötüleşmekteydi ve 10. Kolordu 1 buçuk metre karın bulunduğu ve ısının – 26 derece olduğunu bildiriyordu.

Ne yazık ki 11. Kolordunun hücumları yeterince etkili olamamıştı ve kolordu Rusları ileri mevzilerinde tespit etme görevini yerine getiremedi. Ruslar derhal bundan yararlandılar ve Erzurum önündeki hatlarından bir kaç piyade ve süvari alayı çekip Türkler gelmeden önce Sarıkamış’a geri gönderdiler.

Bu kuvvetler son anda yetiştiler ve art arda gelen Türk hücumlarına karşı şehri elde tutmayı başardılar. Rus ordu ve kolordu karargahları, gelişmeler cesaret kırıcı olmasına rağmen duruma iyice hakim oldular ve kuvvetleri üzerindeki etkin komuta ve kontrolü yitirmediler. Ayrıca 10. Kolordunun daha fazla ilerlemesini engellemek için Rus takviyeleri hızla Benliahmet’e gelmekteydiler.

29 Aralık, 3. Ordunun başarılarının son noktasına eriştiği gün gün oldu.

Enver Paşa ordunun ileri harekatına katılmış ve operasyonun doğrudan komutasını üstlenmişti. Kendisi de yine yanında ki kurmaylarınını ikazına aldırmayarak Rusların ateş hattına giriyordu. Bir ara donma tehlikesi geçiren Enver Paşa parlak zekası ile yeni ölmüş bir atın karnını boşaltarak içine girip ısındıktan sonra korkusuz yüreği ile saldırıyordu.

Kuşatmanın tamamlanması için Çerkezköyü’nün kuzeyindeki sahra karargahından topluca bir gayret gösterilmesini emretti. Ne yazık ki Türk hücumları bir sonuca ulaşacak gibi görünmüyordu ve Ruslar, çöküşün eşiğinde görünmüyorlardı.

Ertesi gün Rusların Kars ve güneydoğudan taze takviye kuvvetleri getirmekte oldukları apaçık görüldü. Ayrıca yıpranma ve kayıplar Türk tümenlerini zayıflatmakta, askerler tükenmiş durumdayken hava da giderek kötüleşmekteydi.

Türk ordusunun yeni yılı karşıladıkları ve 1915 yılının başladığı sırada harekata ilişkin taktik inisiyatifler Rusların eline geçti. 10. Kolordunun kanatlarına ve 11. Kolordunun karşısına büyük Rus kuvvetleri getirilmişti. 2 Ocak 1915 günü taaruz başlattılar.

Bu tam bir tuzaktı ve kuşatma yapan 9. ve 10. Kolordular Rus kuşatmasının hedefi oldular. Türklerin durumu bir gecede değişti ve umutsuz hale geldi. 4 Ocak günü Rus hücumları 9. ve 10. Kolordular üzerine yoğunlaşınca karşı karşıya oldukları açıktı ve Enver Paşa çekilmeyi onayladı.

Sarıkamış Harekatı sonucunda ağır bir bedel ödendiği doğrudur. Fakat, bazılarının iddia ettiği gibi, bu bedel, “düşmana tek kurşun sıkmadan” gerçekleşmiş değildir.

Sarıkamış’ta Kaç Askerimiz Şehit Oldu? Ruslardan Zayiat Ne Kadar Oldu?

Sarıkamış’ta harekata 76 bin asker katıldı. 90 bin yalanı Rus propagandasıydı. Şehit olan asker sayısı 90 bin değil, 26 bin civarındadır bu sayıya Hamamlı’daki esir Rus esir kampında can veren 5 bin askerimiz de dahildir.Rusların kaybı 32 bindir.

Peki harekata katılan toplam 76 bin askerimizi hangi sihirbazlar 90 bin yaptı. Ya da bu sayıyı son yıllarda 100 bine çıkarmaya çalışanların amacı nedir?

Rusların her savaşta yaptıkları karşı tarafı fazla kendi kayıp sayılarını az gösterme planını uyguladılar ve birkaç devlet basın aracılıkları ile bize servis ettiler. Bu propagandanın devamını ise Rusların yaşmakçılığını yapanlar ve Enver Paşa üzerinde ince hesaplar yapanlar devam ettirdi.

Harekatta bulunan ve Enver Paşa yı hiç sevmeyen Yarbay Şerif İlden’in yazdığı ya da ona yazdırılan Enver Paşa yı karalama kampanyasının arkasında Enver Paşa’nın Türkistan’dan dönerse sonumuz ne olur yada onu nasıl cezalandırabiliriz gibi yapılan sinsi planlara da sonraki yıllarda arşivlerden çıkan mektuplar açıkça cevap veriyor.

Sarıkamış harekatı zorunluluktan yapılmış bir harekattır. Çünkü bahar geldiği zaman Ruslar kuzeyden, İngilizler güneyden Filistin’e yürüyeceklerdi. Bizim ordumuz iki tarafa karşı koyamayacağı için bu harekatı yaptı. Zayıf ordular, zaferi ancak inanılmazı başarmakla elde eder. Kaldı ki, bu çok güzel planlanmış bir harekattı. Ama Yarbay Şerif gibi adamlar ve daha başkaları bu harekatı baltaladı.

Enver Paşa Hain Mi?

Trablusgarp’taki Enver Paşa’yı mı, başına kardeşi Nuri Paşa’yı geçirdiği Kafkas İslam Ordusu’yla Azerbaycan ve Dağıstan’da destan yazan Enver Paşa’yı mı, İngilizleri, Bolşevikleri ve Ermeni çetelerini hallaç pamuğu gibi atarak Bakü’yü fetheden Enver Paşa’yı mı, Azerbaycan Türklerini Şaumyan rejiminin soykırımından kurtaran Enver Paşa’yı mı hain yapalım?

‘Baskın basanındır, Sarıkamış’a hemen bu gece girelim, yarın çok geç olabilir’
Enver Paşa

Yazar: Gürsel Ceylan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.