Platon

– Adet ve kanunlar iyilik ile kabul edilmelidir.İyilik ve fayda bundadır. Baskı ve kölelik yolu ile kabul ettirilmesi ile doğacak zarar sayılamaz. – Akılsız ruh,çirkin ve ölçüsüzdür. – Ağlatırsam, alacağım para yüzümü güldürür; güldürürsem, para alacak zaman geldi mi ben ağlarım. – Aşkın dokunuşu ile herkes şaire dönüşür. – Aynı sanat bize aynı şeylerin bilgisini vermeli, başka bir sanat, ayrı bir sanat olduğuna göre aynı şeylerin değil, başka şeylerin bilgisini vermelidir.Yazmak ruhun geometrisidir. – Edebini kaybeden kimse kötülükten zevk alır. – Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.*Bir insan tanrının varlığına hiç inanmasa da, eğer aynı zamanda dürüst bir mizacı varsa, böyle kişiler insanlardaki kötülükten nefret eder; yanlışlıklara karşı olan nefretleri, onları yanlış işler yapmaktan uzaklaştırır; haksızlıktan kaçınırlar ve namuslu yaşarlar. – Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır. – Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol. – Edep sahibi yalnızca iyiliklerden zevk alır. – Kanun sahibinin en önemli vazifesi; gayret gösterip edebi gerçekleştirmek ve yerleştirmektir. – Edep, devlet başkanları ve benzeri kişilerin tabiatına yerleşince bunu neticesi olarak iyilikler çoğalır, bunlar iyi olarak görülüp beğenilir. Böylece halk da bunların gerçek olduğuna inanır ve iyiliklerin kabulünde birleşir. İşte istenen istikamet budur. – Makamını kaybedersen üzülme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar. – Kendini bilmek ruhunu bilmektir. – Her şey de iyi kötü olabilir. Musıkide iyi olan; karakteri sağlamlaştıran, insanı cömertliğe ve cesarete, iyi ve faydalı ahlaka sevk eden musıki iyidir. – Hakikatte şehir bir yer veya insanlar topluluğundan ibaret değildir. Şehir olmanın gerekleri vardır. Bunlar: halkının kanun kabul eder olması gerekir. İlahi bir idarecisinin bulunması, halkınında övülüp beğinecelecek bir takım huyları ve adetlerini görülmesi, coğrafyasının halkın ihtiyaçlarını sağlayacağı zaruri şeylerin temininine imkan erecek elverişli tabiatı olmalıdır. – Hak ve doğrulukla galip olan şahıs faziletli şahıs, hak ve doğrulukla galip olan şehir de faziletli şehirdir. – Devlet işleri, devlet içinde idare edenlerle idare edilenlerin yönetime katılmasıyla gerçekleşir. – Görünen değişiyor, görünmeyen değişmiyor. – Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. – Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir. – Gözlemle,dinle,sus,az yargıla,çok sor! – Cesaret, tehlike karşısında akıl ve zekanın kullanılmasıdır. – Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar. – Demokrasi despotluğa dönüşür. – Güzel adetler kullanıldığı ölçüde pekişir, sağlamlaşır. Şayet ihmal edilirse silinip gider. Gençler ve çocuklar bunu bilemez. Öyleyse bu onlara kabul ettirlip yaptırılır. – Her şeyin en mühim noktası, başlangıçtır. – Felsefe, doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır. – Her zaman düşünceli olun. Çünkü karşılaştığınız herkes, inanın, en az sizin kadar zorlu bir mücadele veriyor. Her insan kendi içinde savaş veriyor ve bir çözüm bekliyor. – Kendini idare etmesini bilmeyenler, kendi yurttaşlarını yönetmek iddiasında bulunamazlar. – İdareciler edepli olmadıkları zaman hem kendi işleri hem de idareleri altında bulunanların işleri bozulur. – Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin. – Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır. – Bir insanın akıllı olmasına bir şey dediğimiz yok. Yeter ki aklını başkalarına kabul ettirmeye çalışmasın. – Bir karenin kenarlarıyla köşegenlerinin rasyonel orantılı olmadığı gerçeğinden habersiz olan, insan sıfatına layık değildir. – Bir zorba, ne zaman düşman ülkeyi işgalle veya anlaşmayla sustursa ve artık düşmandan korkacak bir şey kalmasa, tekrar bir başka savaşı başlatmalıdır ki insanlar bir lidere ihtiyaç duysun. – Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır. – Bütün bazen birdir bazen çoktur anlaşmazlık altındada kendi kendnin düşmanıdır. – Bütün sanatlar, kazanma ve meydana getirmeden başka bir şey degildir. – İnsanoğlu, bilgeliği sevenler siyasi gücü ellerine alana kadar veya siyasi gücü ellerinde tutanlar bilgeliği sevene kadar problemlerin bittiğini görmeyecek. – Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır. – İyi bir karar bilgiye dayanır, rakamlara değil. – Doğru düşünce bilgidir. – Devlet işleri içten gelen bir sevgi, edep ve kamil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur. – Dost hem iyi görünen hem de iyi olan insandır. – Dülgerin sanatıyla bildigimizi,hekimin sanatıyla bilemeyiz. – İnsanın kendini fethetmesi zaferlerin en büyüğüdür. – İnsana aklı kazandıracak olan şey yalnız ve yalnız edeptir. – İktidar, iktidara düşkün olmayan ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyacı bulunmayanlara verilmelidir. – İyi görüp beğenen yani düzgün insan kanuna sarılır. – Kötülüğün, ruhta iki şekle büründüğünü söylemek gerek; biri vücutta hastalığın, öteki çirkinliğin karşılığıdır. – Kötülüğün yolu yakındır kolay ulaşılır ona. İyiliğin önüne ise alınteri ve vicdanı koymuştur Tanrı. – Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir. – Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir. – Merak bir filozofun en düşkün olduğu şeydir. Çünkü felsefenin bundan başka bir başlangıcı yoktur. – Yokluğu sözle bildirmeyi deneyen, aslında hiçbir şey söylemiyor demeliyiz. – Zeki adamlar söyleyecek bir şeyleri olduğu için konuşurlar. Aptallar, konuşmaları gerektiği için. – Varlıktaki anlaşmazlık sürekli bir ahenktir. – Şehir halkı ne kadar iyi olursa, idarecileri de o kadar çok ilahi vasıfta olur. – Şair, hafif kanatlı kutsal bir şeydir; ilham duymadan, kendinden geçmeden, aklı başında iken bir şey yaratamaz. – Şairler, Tanrı’nın tercümanıdırlar. – Şehir halkı huy ve tabiat itibariyle iyi olmadıkları zamanlarda istibdat idaresine ihtiyaç duyabilir. İdareci karakter itibariyle müstebitse istibdat ozaman kötülenebilir. Köleler ve kötüler için istibdat en üstün iyiliktir. – Oğullarım büyüdüğünde, dostlarım onları cezalandırmanızı istiyorum sizden; eğer servetini veya herhangi bir şeyi erdemden daha çok önemserlerse veya aslında hiçbir şey değilken bir şeymiş gibi davranırlarsa, hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır. – Ben bilginim diyen kimse, elimden gelir dedigi şeyde artık bilgi edinmek istemiyecektir. – Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar. – Bilginin elde edilmesi, bizi iyiye ulaştıracaktır. – Bilinen bir şey hakkında araştırma yapmak gereksiz, bilinmeyen bir şey hakkında araştırma yapmak imkansızdır. – Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür. – Bilmedigi halde bilirim sanmak:düşüncelerimizin bütün yanılmalarının ardında yatan sebep budur. – Bir hüküm, bütün insanların aynı şekilde sarılması gereken şey değildir. Mesela ihtiyarın raksı gibi. – Uyarı yolu ile eğitim hem çok emek ister, hem de az işe yarar. – Müzik, sesin ruhun meziyetlerini eğitmek için hareket etmesidir. – Müziğin insanı götüreceği yer güzellik sevgisidir. – Müziğini değiştirirseniz sitenin duvarları yıkılır. – Mutluluk bilgi ile kazanılır. – Öğretmenlik her şeyden evvel bir Tanrı sanatıdır. – Ruh, bilgisizliği çürütmeye alışıncaya kadar,bu çürütme ile,kendinden utanarak, öğretime yolları kapayan kanaatlerden sıyrılıp tertemiz bir hale gelinceye kadar, ancak bildiğini bildiğine ve bilmediğini bilmediğine inanıncaya kadar, kendine verilen ilimden hiçbir fayda görmez. – Terbiyenin gâyesi, insanlarda bulunan kabiliyetleri geliştirmektir. – Başarılması gerken iş ne kadar büyük olursa olsun, bu durumda her zaman ve herkesçe kabul olunan kural şudur: – – Pek büyük konulara geçmeden önce, ilkin küçük ve daha kolay örnekler üzerinde denemelerde bulunmalı. – Başlamak işin en önemli kısmıdır. – Beden ruhun mezarıdır. – Beden terbiyesi ruhu eğitmek içindir. Bedenlerin doğrulup düzelmesi ruhun doğrulup düzelmesini sağlar.