Mason ( maçon) Fransızca “duvarcı” manasına gelir. Ancak mason terim olarak bambaşka bir muhtevaya sahiptir. Masonluk gizli çalışan, rumuzlu, esrarlı ayinlerle üyelerini uyutan ve kitleleri aldatan, güya tarihi duvarcılar loncasının devamı olan beynelmilelci bir teşkilattır. Adeta gizli ve siyasi bir tarikattır.

Fransızların “La Frang-Maçon” kelimesi halkımızın diline farmason olarak geçmiştir. Milletimiz, bu kelimeyi tarihi tecrübesine dayanarak ve haklı olarak din ve milliyeti ile çatışan bir muhteva içinde ele alır. Türk milleti ve İslam dünyası yaşayarak öğrenmiştir ki, mason biraderler bize ve dünyamıza kan ve gözyaşından başkasını vermemişlerdir.

Kendilerine üstat olarak kabul ettikleri, Salamon Mabedinin Yahudi ustabaşı Hiram’dır. Hatta onun öldürülmesinden sonra dul kalan kadının çocuklarıdırlar. Hiram’ın sırlarına vakıf oğulları olarak birbirlerinin biraderleridirler. Gönyeyi, pergeli, üçgeni, Dav id’in yıldızını ve daha nicelerini kendileri için sembol seçen bu masonlar acaba hangi dine, hangi millete hizmet ederler?

Onlara sorarsanız, onlar hümanisttir, onlar yeryüzünde hürriyet, eşitlik ve kardeşlik fikirlerini yaymak ve yerleştirmek için çalışmaktadırlar. Onların vatanları ruh-i zemin, milletleri nev-i beşerdir. Onlar bir taraftan bunu iddia ederken diğer taraftan insanları biraderler ve hariciler diye tasnif ederler. Mason olan birader olmayan ise haricidir, hatta ham ervahtır. Hangi milletten olursa olsun her mason kardeştir de mason olmayan öz kardeşi haricidir. Bu tavırları barışta da savaşta da aynıdır. Onlar mensup oldukları milletler için değil güya masonluğun idealleri için döğüşürler veya barış yaparlar. Masonluk bu karakteri ile millet ve milliyet fikrinin düşmanıdır.

Masonluk insanı, kendini geliştiren ve olgunlaştıran içtimai vasattan tecrit ederek, kendinin suni olarak meydana getirdiği locaların, (onlar buna atölye de derler) esrarlı, muğlâk, müphem ve loş havasına yeniden terbiye ile kendi hedefleri istikametinde ipnotize eder. Adeta her loca, belli maksatlara göre düzenlenmiş bir fidanlık durumundadır.

Bu beynelmilelci teşkilat her milletin içinde gelişme ve yükselme hırsı içinde kıvranan aydınlar ve itibar arayan para babalarını zaaflarına göre yakalayan, avlayan, onlara makam ve arpalıklar sağlayan milletlerarası bir şebekedir. Beynelmilel mason biraderliği paravanası arkasında, mili ve manevi bağları zayıflatan, derece derece yükseldikçe bu bağları yok eden bu teşkilat süper devletlerin ve beynelmilel Siyonizm ajanları elinde onların emel ve programlarını, ihtimalki pek çok gafil üyesinin bilgisi dışında en sinsi biçimde yürütür.

Bu sebepten aydınları ve zenginleri bu beynelmilelci şebekeye karşı korumak ve toplum liderlerini bu sinsi teşkilat karşısında uyanık tutmak esastır. Bu teşkilatla mücadelenin metot ve yolları çok dikkatle tespit olunmalıdır. Bizim tarihimizde bile birçok aydın ve liderler bilerek veya bilmeyerek bu teşkilatın pençesine ve ağına düşmüştür. Birçokları da mason yuları taktığından bile habersiz onların hedef ve programlarına hizmet etmiş bulunmaktadır. Bunların isimlerini saymaya gerek yoktur. İkiyiz yıllık tarihimize bakarak ve yapılan işleri araştırarak bunları tespit ve teşhis etmek mümkündür.

Masonlar bütün dünyada kendi biraderlerini ısrarlı bir propaganda ile mübalağalı bir şekilde şişirerek birer sahte kahraman olarak kitlelere kabul ettirirler.

Ahmed Arvasi

PAYLAŞ
Önceki makaleSahte Hümanizm
Sonraki makaleSiyonizm