Türk devletlerinin göz ardı edilmeyecek bir yönleri de orduya dayanmalarıdır. Şartlar gereği bu yön kesinlikle ihmal edilmeyecek bir husustu. Kutadgu Bilig’de, “Memleket tutmak için, çok asker ve ordu lazımdır; askeri beslemek içinde çok mal ve servete ihtiyaç vardır.”, ” Hangi bey Askerini memnun etmezse, kılıç da kınından çıkmaz.”, “Asker toplansın, kudretli bir ele sahip olsun; yeter bilgi ile memleketi idare etsin. (Yusuf Has Hacip) 

Attila da şöyle diyor: “Yaklaşılabilir kişi olun. Hunlar’dan hem iyi hem de kötü haberleri dinleyin. Yoksa, mırıltıların yükselmesine neden olur sunuz.”, “Liderlerimizin bir koruyucu özel iği olmalıdır. Güven ve bağlılık uyandıran bir biçimde görev yapmalıdır.” “Kendisinin ve astlarının davranışlarının sorumluluğunu üstlenmeyi öğrenmek, liderliğin temelidir.

Komutanlar, zafer ya da yenilgi ne kadar büyük olursa olsun, kendi başarılarından ya da hatalarından asla başkalarını sorumlu tutmamalıdır.” Çin kaynaklarında karışıklık devresinde seçimle Göktürklerin Başına geçen İşbara için kullanılan şu ifadeler halkın kalbini kazanabilmenin önemini ortaya koymaktadır: “İşbara Kağan’ın kendisi çok cesur idi. Bu sebeple de halkın kalbini elde edebilmişti. Şimdi Orta Asya’daki bütün kavimler, onun hakimiyeti altında toplanmıştır.” sözleri çok anlamlıdır. (Bahaaddin Ögel)

Attila ise komutanlarına şöyle nasihat etmiştir: “Ahlak ve disiplin birliğin merkezidir. Disiplin baskı değildir; Hunlar’dan beklenen doğru davranışların kendilerine öğretilmesidir. Disiplin olmaksızın, Hunlar bir hareket beraberliği içinde olamazlar. Komutanlar moral ve disiplini sağlamalı ve kavimde sürdürülmesini temin etmelidirler. Moral ya da disiplin eksikliğine asla göz yummamalıdırlar.” Attila askerlerine komutanlarının belirli bir disiplin anlayışı içinde askerlerini yönetmesi gerektiğini, askerin her zaman moralinin yüksek tutulması gerektiğini söylemiştir. Eski Türklerde kahramanın en başta gelen özelliği cesur ve atak olmasıydı. Düşmana üstün gelmek ve onu yenmek kahramanın en büyük isteğiydi. Kahraman cesaret ve gücüyle düşmanları için her zaman caydırıcı olurdu. Kendi milleti için ise güven teşkil ederdi. Kendi hayatlarının değeri ve önemi yoktu. Ülkesi ve milleti için hayatlarını hiç düşünmeden feda etmek, onlar için en büyük erdem sayılırdı.

Engin GÜLER, BOZKIR KAVİMLERİNDE LİDERLİK ANLAYIŞI  (İSKİT, HUN , GÖKTÜRK)