Tarihi Bilgiler

İsa Yusuf Alptekin Kimdir? (Hayatı ve Mücadelesi)

Hamit Göktürk / Uygur Haber ve Araştırma Merkezi (UYHAM)

Doğu Türkistanlılarca İsa Efendim ve Ependım olarak bilinen ve anılan İsa Yusuf Alptekin 1901 yılında Doğu Türkistan’in Kaşgar İli’ne bağlı Yenihisar İlçesinde doğdu. Babası Saylık köyünden Hacı Muhammed Ali Beyin oğlu Yusuf Beydir. Annesi Yeni Östeng köyünden Hasan Beyin kızı Ayşe hanımdır.

İsa Yusuf Alptekin gençliği

Yenihisar’ın önde gelen Beğ (Bey) lerinden, aynı zamanda Yenihisar Kaymakamının irtibat memuru ve tercümanı olan babası Yusuf Bey,İsa Yusuf Bey’i 7 yaşında iken, Dervaze Mescit Mahallesinde bulunan Yakup Ahun Molla’nın Mektebine kaydettirdi. Burada eğitime devam ederken, Kaymakamın talebi ile Çin Okuluna nakledildi. Çin Okulunda tahsilini sürdürürken, Okulun Türkçe öğretmeni olarak atandı. Daha sonra ve Dış ilişkiler Memuru ve Vergi memuru Yardımcısı olarak çalıştı.

Doğu Türkistan’da geleneksel bir eğitim ve irfan Ocağı olan, güzel ahlak, fazilet ve dini bilgilerin öğretildiği,gelenek-göreneklerin ve davranışların nesillere aktarılması misyonunu sağlayan MEŞREP meclisine kabul edildi ve Meşrep Meclisinin Yigitbaşılığı görevine getirildi.

1923 yılında dayısının kızı Fatma Hanım ile evlendi.

1926 yılında Yenihisar Kaymakamının Endican Başkonsolosluğuna tayin edilmesi üzerine Konsolosluk Memuru olarak Batı Türkistan’in Endican ve Taşkent şehirlerinde çalıştı. Burada ünlü Şair ve yazar Abdulhamit Çolpan ve diğer Özbek Türkü aydınlarla tanıştı ve onlarla görüşmelerde bulundu.

Batı Türkistan’da yaşayan Uygur Yurttaşları ve ileri gelen aydınlar ile ülkesinin ve milletinin geleceği hakkında uzun ve etraflı görüştü ve fikirlerini öğrenmeye çalıştı. Vatanının mukadderatı ile ilgili ilk fikir ve kanaatı burada oluştu. .

Başkonsolos Çin De Li’nin görevden alınması üzerine onunla birlikte 1932 yılında Sibirya üzerinden demiryolu ile Çin’in Nanking şehrine geldi. Burada Doğu Türkistanlı Vatandaşlar Cemiyetini kurdu. Çin’de bulunan Doğu Türkistanlıları organize etti. Burada “ Çin Türkistan’in Sesi, Tengritağı, ve Altay” adındaki dergileri yayınladı.

1936 yılında Çin Millet Meclisinde Doğu Türkistan Milletvekili olarak görev yaptı . 1938 yılında Çin Parlamentosunca oluşturulan bir heyetin üyesi olarak Çin Japon Savaşında Çin’in tezlerinin anlatılarak kamu oyu desteği sağlamak amacı ile, Güneydoğu Asya Ülkeleri, Hindistan Suudi Arabistan, Mısır, İran, Afganistan,Lübnan,Irak ve Türkiye başta bir çok İslam ülkesini ziyaret etti.Bu ülkelerin devlet ve hükümet yetkilileri ile görüştü. Resmi tezleri anlatırken,ülkesi Doğu Türkistan’ı ve mazlum milletinin durumunu de gündeme getirdi.

2 yıl süren bu gezisi esnasında ziyaret ettiği ülkelerdeki Doğu Türkistanlı yurttaşları ile görüştü. Yönetimler nezdinde onların problemlerinin çözüme kavuşturulması için yardımcı oldu.Bu ülkelerde yaşayan Uygur gençlerinin bir kısmını öğrenci olarak Çin’e götürdü ve okumalarını sağladı.

Çinli General Seng Si Sey 1933’te Kaşgar’da kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetini Sovyetlerin yardımı ile ortadan kaldırır. KGB.’nın öncülüğünde bir darbe ile ülkenin hakimiyetini ele geçirir. Doğu Türkistan’da kanlı bir terör ve baskı idaresi kurar.. Bu diktatör’ün Doğu Türkistan halkına uyguladığı baskı, zulüm, toplu tutuklama ve gizli idamları hakkında Merkezi hükümeti bilgilendirdi. Bu vahşetin durdurulması için Merkezi Hükümete müracaat etti. Merkezi Hükümetçe Genel Kurmay Başkan Yardımcısı General Ho Mo Sung başkanlığında oluşturulan ve Urumçi’de inceleme ve görüşmeler yapacak Heyete üye olarak atandı. Heyetle birlikte Urumçi’ye gitti. Ancak,görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine heyet ile birlikte Çin’e geri döndü.

Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçarak Çin’e sığınan ve zor durumda bulunan Tatar Türklerinin sıkıntılarının giderilmesi, durumlarının iyileştirilmesi ve Çin vatandaşlığına kabul edilmesi için Çin hükümeti nezdinde girişimlerde bulundu. Çin’de sığınmacı olarak bulunan Tatar aydınlarını Doğu Türkistan’a yerleştirerek bunlardan yararlanılması ve eğitim ve öğretimde değerlendirilmesi ve yeni bir eğitim seferberliği başlatılması için projeler geliştirdi. Ancak, Sovyetlerin baskı ve engellemeleri yüzünden bu proje uygulanamadı.

İsa Yusuf Alptekin ve Başbuğ Alparslan Türkeş

Yeni Çin anayasasının hazırlanması aşamasında mücadele arkadaşı Mehmet Emin Buğra ve diğer Doğu Türkistanlı Parlamenterler ile birlikte, Vatanını ve milletinin geleceği konusunda bir çok teklifler sundu.Hazırlanacak anayasada Türk ve Doğu Türkistan terimlerinin yer alması için çabalar sarfetti.

1944’de Gulca şehrinde kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin merkezi Hükümeti arasında sürdürülen barış görüşmeleri sonuçlandı. Doğu Türkistan siyasi tarihinde 12 bitim olarak anılan anlaşma sonucunda 1946 yılında Dr.Mesut Sabri Baykuzu, Mehmet Emin Buğra ile birlikte Doğu Türkistan’a döndü. Yeni Kurulan eyalet Hükümetinde Genel Sekreter olarak görev aldı. Dava arkadaşları ile birlikte Halkın aydınlanması ve bilinçlenmesine yönelik büyük bir kültür faaliyetine girişti. Altay neşriyat evini kurarak Kitap,dergi ve gazeteler neşretti. Uygur Akartış (Aydınlanma) Derneğini kurdu ve ülke sathinde şubelerini açtı.Türkiye’de getirdiği kitaplardan oluşan bir kütüphane kurdu. Hükümet’in üyeleri ile birlikte bütün Doğu Türkistan’ı kapsayan yurt gezisine çıkararak halk ile görüştü. Onların dilek ve taleplerini dinledi ve çözmeye çalıştı. İsa Yusuf Alptekin’ın bu aydınlanma ve kültür çalışmaları Sovyetlerin tepkisine neden oldu. Sovyetlerce Taşkent’te yayınlanan “Şark Hakikatı”dergisi; “ Pantürkizmin merkezi Ankara idi, Şimdi ise,ona Urumçı de dahil olmuştur.” diye yazdı.

İsa Yusuf Alptekin ve Elçibey

Çin’deki iç savaşta galip gelen Mao önderliğindeki Çin Komünist Orduları 1949 yılının Eylül ayında Doğu Türkistan sınırlarına dayandı. Doğu Türkistan Eyalet Hükümetinin Çinli üyelerinin büyük bir bölümü Tayvan’a kaçan Çin Cumhurbaşkanı Mareşal Cang Key Şek’e katılmak üzere ülkeyi terk etti. Bir kısım Çinli yöneticiler Komünist Kuvvetlere katılma kararı aldı. Eyalet Hükümetinin Türk üyeleri, kanat önderleri ve Kazak Türklerinin Kabile Reisleri ve aydınlar Komünist Çin işgaline karşısında durum belirlemek amacı ile toplandılar. Uzun görüşmelerden sonra,o günkü durumun komünist işgale karşı konulmasının büyük ve kitlesel katliamlara nede olabileceğini, onun için yurt dışına gidilmesi yönünde karara varıldı.

“Vatan İçin Vatan’dan Ayrılmak” şiarı ile 852 kişilik kafile çok zor ve çetin kış şartları altında ve atlarla Hindistan’a doğru yola çıktı. Bunlardan kendi kızı çocuk yaştakı Yalkın başta olmak üzere, 52 kişi yolda vefat etti. Bir çoklarının ise,soğuktan el ve ayakları dondu ve sakat kaldı. Mülteci Kafilesi Aralık ayında Keşmir’e ulaştı.

İsa Yusuf Alptekin dava arkadaşı Mehmet Emin Buğra ile başkent Yeni Delhi’ye giderek Hindistan yetkilileri ile görüştü. Birleşmiş Milletlere müracaat ederek. Mültecilerin ihtiyaçlarını temini ve üçüncü bir ülkeye gidebilmeleri için yardım talebinde bulundu.

Keşmir’e iltica eden Doğu Türkistanlı Kazak Türklerinin Liderlerinin müracaatı ve talebi üzerine onların de diğer muhacirler ile birlikte Türkiye’ye yerleştirilmesi için girişimlerde bulundu.

1952 yılında Mehmet Emin Buğra ile birlikte Türkiye’ye geldi. Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes ve diğer yetkililer ile ile görüştü.1850 Doğu Türkistanlı’nın İskanlı Göçmen olarak Türkiye’ye kabul edilmelerini sağladı. 1953 yılında Doğu Türkistanlı Mültecilerin tamamı Türkiye’ye getirildi. Kendisi de l954 yılında Türkiye’ye gelerek İstanbul’a yerleşti.

Yurt dışındaki Doğu Türkistan mücadelesini hukuki zemine oturtmak ve demokratik meşrutiyet kazandırmak için Suudi Arabistan’a gitti. Bu ülkede yaşayan yaklaşık 10 bin Doğu Türkistanlının ileri gelenleri ile görüşmeler yaparak bir Milli Kurultay toplanmasını sağladı. 1-5 Eylül 1954 tarihinde Taif Şehrinde Doğu Türkistan Milli Kurultayı toplandı. Kurultaya önemli kararlar aldı ve İsa Yusuf Alptekin ve Mehmet Emin Buğra’yı Doğu Türkistan Türklerini temsil edecek eşit yetkilere sahip Liderler olarak seçti.

Ekim/1955’de Çin Yönetimi işgalden 6 yıl sonra Doğu Türkistan’da sözde “Uygur Özerk Bölge Yönetimi”nin kurulduğunu ilan etti. Dava arkadaşı Mehmet Emin Buğra ile birlikte “Doğu Türkistan Halkı Kızıl Muhtariyeti Reddeder!” adlı bildiriyi yayınlayarak ve tepkilerini gerekçeleri ile birlikte kamu oyuna açıkladı.

1960 yılında İstanbul’da Doğu Türkistan Göçmenler Derneğini, 1978 yılında 12 arkadaşı ile birlikte Doğu Türkistan Vakfını kurdu.

1982 yılında Doğu Türkistan Neşriyat merkezini kurarak, 1986 yılına kadar ,Doğu Türkistan’in Sesi dergisi yayınladı.

Türkiye’de çeşitli dönemlerde Cumhurbaşkanları, Başbakanlar,Meclis Başkanları,Dış İşleri Bakanları,Siyasi Partı Liderleri,etkin Sivil Toplum kuruluşu Temsilcileri, Medya organları ve Kanaat önderleri ile sürekli temas ve görüşmeler yaptı. Doğu Türkistan davasını anlattı ve konunun sürekli gündemde kalmasını sağlamaya çalıştı.
Türkiye’nin bir çok il ve şehirlerine giderek Doğu Türkistan davasının anlattı. Komünizm tehlikesine karşı kamu oyunu uyardı. Her vesile ile toplantılar,konferanslar ve mitingler tertip etti.”Bizi görün ve ibret Alın !.” sloganı ile Türk kamuoyunu ikaz etmeye çalıştı.

1955’de Endonezya’da toplanan ilk Bağlantısızlar Konferansına vize alamadığı için katılamadı, ancak,bir muhtıra gönderdi. 1958’de Bağdat Konferansına,1960’da Hindistan’da toplanan Asya-Afrika Konferansına ve 1963’de Somalı İslam Konferansı ve 1965’de Mekke’de toplanan İslam Ülkeleri Konferansına iştirak etti.

1969-1970 yıllarında 6 ay süre ile,Hindistan,Malezya,Endonezya,Tayland,Japonya ve ABD.ni kapsayan bir dünya seyahatine çıktı. Bu ülkelerin devlet ve hükümet yetkilileri,Parlamento başkanları, Siyasi parti Liderleri ve Kanat önderleri ve ile görüştü. Doğu Türkistan’ı ve sorunlarını anlatan muhtıralar takdim ederek, onların yardımlarını talep etti.

1976’da İstanbul’a toplanan İslam Ülkeleri Dış İşleri Bakanları toplantısına katıldı. 1992’de İstanbul’da tertip edilen Türk Dünyası Liderler Zirvesine gelen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfeyiz Elçibey, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, K.K.T.C.Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kırım Türklerinin Lideri Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu ve İslam Konferansı Genel sekreteri Hamit Elgabid ile görüştü. İlki 1993’de Antalya’da toplanan Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk,Kardeşlik ve İşbirliği Kurultaylarının bir çoğuna katıldı. Doğu Türkistan Türklerinin durumunu Türk Dünyası Liderleri ve aydınlarına anlattı..İslam Dünyasından mazlum ve mağdur din kardeşlerini unutmamalarını ve desteklemelerini istedi.

İsa Yusuf Alptekin ve Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu

1981-1990 yılları arasında Merkezi Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde bulunan Dünya İslam Birliği Teşkilatının(Rabita’nın) Kurucular Meclisi üyeliği görevinde bulundu. Bu teşkilatın toplantılarına katılarak Türk dünyasının ve Doğu Türkistan’ın meselesini İslam dünyasının temsilcilerine anlattı ve onların destek ve yardımlarını talep etti..

İsa Yusuf Alptekin, çeşitli tarihlerde Hindistan’dan toplam 2400, Afganistan’dan 400 olmak üzere yaklaşık 3 bin Doğu Türkistan’lının Türkiye’ye getirilip yerleştirilmesini sağladı.

“Mehmet Emin Buğra ve İsa Yusuf Alptekin Doğu Türkistan’ın Liderleri olarak ,yurt dışındaki mücadelemizde büyük atılımlar yapmıştır. Mehmet Emin Buğra’nın vefatından sonra ise, İsa Yusuf Alptekin bu davanın bayraktarı olmuştur.”

“Merhum Liderimiz, Dünyanın dört bir yanına savrulan, Sıkıntıda, zorda olan ve milli kimliklerini yitirme tehlikesi ile karşı karşıya bulunan Doğu Türkistan muhacirlerinin Türkiye’ye toplanmasını sağlamıştır Vatansız Doğu Türkistanlılara Türkiye’yi Vatan yapmıştır..Bütün Doğu Türkistanlılar olarak kendisine minnet borcumuz bulunmaktadır. ”

O, vefatından bir süre önce kendisini ziyaret eden dostlarına “90 yaşıma geldim.Gözlerimi kaybettim.Fakat mücadele azmimi ve Doğu Türkistan’ın istiklale kavuşması arzusundan hiçbir şey kaybetmedim.” demiştir.

1991’de esaretten kurtulan Türkistan Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının ilanına şahit olmuş ve .”Kurtuluş Sırasının Doğu Türkistan’da” olduğunu haykırarak tarihe not düşmüştür.”

İsa Yusuf Alptekin, diplomatik yönü ağır basan bir şahsiyetti. Meselelerin akl-i selim ile, uzun vadeye yayarak ve barışçıl yöntemlerle halledileceğine inanırdı. “İyi adam, İyi İş” prensibine daima inanırdı.

İsa Yusuf Alptekin sarsılmaz bir iman adamıdır. Mücadele azminin kaynağı bu sarsılmaz imanıdır. Hürriyet aşkı onun gönlünü 90 yaşında dahi alev alev yakmaktadır.

İsa Yusuf Alptekin, biri Kız 4 çocuk babası idi. Çince, İngilizce ve bütün Türk Lehçelerini biliyordu. 17 Aralık 1995’te İstanbul’da vefat etti. İstanbul Topkapı’daki aile Kabristanında medfundur.

Yararlanılan Kaynaklar

Esir Doğu Türkistan için(İ.Y.A.) Doğu Türkistan .Neşriyat Mrk. İstanbul  1984

D. Türkistan’dan Hicretimizin 40 yılı(E.A.) Erciyes Yay.Kayseri  1990

Türklük Mücahidi  İ.Y.Alptekin Türk Edebiyat Vakfı yayınları  1990

TDAV. İsa Yusuf Alptekin’i Anma Toplantısı  18.12.2010  İstanbul

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir