İnsanın Gelişmesi

İnsan tarih boyunca daima insan olarak gelişti. İnsanın menşei yine insandır.

Bizim inancımıza göre, türlerin menşei temelden birbirinden ayrılır. Her canlının gelişim ve tekamül yolu kendi türü içinde olmuştur. Biyoloji ilminin kesin verilerine göre kromozomların genlerin ve sitoplazmanın taşıdığı ırsi değerler türün yapısını tespit veya tayin eder.

Çevre şartları bazı değişmelere ve sapmalara sebep olsa bile tür, kendi ana özelliklerini korur. Mutasyon türün kendi içindeki değişimlerini ifade eder. Yoksa bir türün başka bir türe dönüşmesi demek olamaz. Bugüne kadar yapılan biyolojik araştırmalar bunu doğrulamıştır.

Değişik ortamlarda değişik tertip ve yapılar içinde hayat oluşurken ve yoğrulurken daha başlangıçta değişik yapı ve türlerde canlılar teşekkül etmişti.

Bu canlılar içinde hayat oluşurken ve yoğrulurken daha başlangıçta değişik yapı ve türlerde canlılar teşekkül etmişti. Bu canlılar her biri değişik krom genlere ve sitoplazmalara sahip olup daha yaradılışın ilk safhasında bir diğerinden farklı idiler. Yani bizim inançlarımıza göre, hayat polijeniktir ( çok menşelidir) monojenik ( tek menşeli) değildir.

Hayat kaynağını Allah’tan almakla beraber hayatın kanunları içinde sünnetüllaha uygun olarak yaratılmakta ve daha başlangıçta çeşitli tek ve çok hücreli canlıların ifade ettiği farklı türler durumundadır. Hiç şüphesiz her türün gelişme biçimi ve yolu kendi özellikleri için de tezahür etmiştir.

Daha sonra her tür kendi arasında çeşitli biçimlerde( bölünme tomurcuklanma tohum verme yumurtlama ve doğurma gibi şekillerde) üreyip çoğalmışlardır. Bir tür farklı ırklara ayrılmış olmakla beraber kendi arasında üreme imkanın kaybetmiyor ve başka bir türe dönüşemiyor.

Böyle olunca toprağın rahminde yoğrulan ilk insanın hamuru ve mayası bugünkü insanın bütün özelliklerini genetik yapısında taşıyordu. Bu hükmümüz bütün türler için doğrudur.

Kendi aralarında üreyerek üçüncü ve doğurgan bir canlı meydana getiremeyen canlılar arasında akrabalık aramak boşunadır. Maymun ile insan arasında yapılan bu tip araştırmalar sonuçsuz kaldığında kaba anolojilerle vakit öldürmek zihin karıştırmak ne işe yarar? Canlılar arasında zahiri ve kaba benzerlikleri nazara alarak temelde bulunan çok büyük ve gerçekten mevcut bulunan farkları kavrayamamak affedilir hata değildir.

Hayatın tek hücreli bir canlı türünden çıkıp sonradan mutasyonlarla bütün türlere kaynık olacak biçimde çeşit ve çeşitli canlı türler halinde tek veya çok hücreli sayısız canlı yapılarla ortaya çıktığını savunan polijenik görüşü daha haklı ve makul buluyoruz.

Kur’an-ı Kerim’e göre her canlı türü kainatımıza serpiştirilmiş birer ayet durumundadır. “ Göklerin ve yerin ve bunlar içinde yayıp ürettiği bütün canlıların yaradılışı O’nun ayetlerindendir. ( Eş- Şuara Suresi ayet 29) ve ( Allah’ın) sizi yaratmasında ve yeryüzüne yayıp üretmekte olduğu her bir canlıda da sağlam bilgi edinecek bir zümre için ayetler var. ( El-Casiye Suresi ayet 4)

Seyit Ahmet Arvasi