İdeoloji, Milliyetçilik, Liderlik, Ülkücülük, Fikir Adamlığı Hakkında Sözler

Ne yapabileceksen ya da yapabileceğini düşünüyorsan onunla başla. Deha ve büyü cesaretin içindedir. Hemen başla.
(Goethe)

Alelade bir taş yığını bir bina olmadığı gibi tertip ve düzenden mahrum bir insan sürüsü de ordu olamaz.
(A. Wovell)

Liderlikte birinci şart, risk almaktır.Komutanlık görevleri acılarla doludur. Komutanlar iyi zamanlarda olduğu kadar belirsiz dönemlerde ya da tehlike karşısında, cesaretle hareket etmesini bilmelidir.
(W. K. Roberts)

Zayıf komutan, komutan olmak istemeyen kişidir. Rekabetçi ruhu taşımayan lider zayıftır; en ufak meseleler karşısında hemen pes eder. Kendisinin ve astlarının davranışlarının sorumluluğunu üstlenmeyi öğrenmek, liderliğin temelidir. Komutanlar başarılarından veya hatalarından asla başkalarını sorumlu tutmamalıdır.
(W. K. Roberts)

Din ve kanunlar üzerine istinat etmeyen bir hükümet uzun müddet payidar olamaz.
(Timur)

Lider, başkalarına ümit ve ilham verir.
Liderlik, sadece yol göstermek ve emir vermek değildir; o davasına kendisini adayabilecek, her yeni şeyi öğrenmeyi hazmedebilecek olgunlukta olmalıdır.
(W. Bennis)

Lider, kendisine fikirlerin kabulü ve yayılmasında yardımcı olacakları seçme liyakatine sahip olmalıdır.
Dalkavuklar mevki kazanabilir ama itibar kazanamadıkları için itimat telkin etmezler.
Millete hizmet edebilmek için hayatını feda etmeyi göze alacak kadar cesur olmak yetmez. Alçakça iftiralara, şeref ve haysiyetleri yıkmak için tertiplenen suikastlara karşı da cesur ve dayanıklı olmak gerekir.
Yeryüzünde hakikatten daha kuvvetli ve Hakka saygılı olmaktan daha asil şey olamaz.
(Alparslan Türkeş)

Lideri şartlar ortaya çıkarır… Liderler, iktidarları ele geçirdikten sonra değişebilirler… Lider, mücadeleci bir kişiliğe sahiptir. Ölümlerle içi içe halkına gelecek vaat edebilmektir.
Toplumları yönlendirenler bir ideolojiye sahiplerse liderdirler. Yoksa gelip geçici olaylarda halkın heyecanını kanalize edenler lider değillerdir. Bir fikir geliştirip, bunu sürekli kılamamışlarsa, o kişilerde liderlik hususiyetleri aramayınız.
Bir ideolojinin değeri, kitleleri sürükleme kudretinde, imkânında, kitlenin vicdanını coşturmasında, kitlenin geleceğini, talihini, adeta tayin etmesindedir.
(Remzi Oğuz Arık)

Milliyet hissi, hususi vasıflarına ve alakalarına dayanmaksızın, bir milletin bütün azalarını içine alır. Şu halde bu duygu hiçbir mertebeyi, hiçbir hiyerarşiyi kabul etmez. Emredene olduğu kadar alana da, okumuşa olduğu kadar cahile de, muhafazakâra olduğu kadar reformiste de ait olması gerekir.(A. K. Bilgiseven)
Hümanist, dünyaya bağlıdır. Onun cenneti dünyadadır. Tanrı’ya inansa bile, dünyada en iyi şekilde yaşamak gayesindedir.
Bugünkü milliyetçilik sosyolojik ve psikolojik esaslara dayanır: Kan tahliliyle uğraşmaz, kafataslarının şekliyle de ilgilenmez. Muayyen bir millete bağlılık ruhu bugünkü milliyetçiliğin esaslarıdır.
(S. M. Arsal)

Milliyetçiliğin çeşitli memleketlerde birbirinden farklı manzaralar göstermesi onun ideolojik bir dünya görüşünden ziyade sosyal gerçeklere dayanan bir siyasi-sosyal değişme cereyanı olduğunu gösteriyor. Her memleket kendine mahsus tarihi gelişme seyrine uygun olan ve mevcut şartlarda en iyi bağdaşabilen bir sosyal ve kültürel bünyeye kavuşma gayreti içindedir. Bu bakımdan milliyetçilik adeta, modernleşmenin, modern ve ileri millet olma çabasının başka bir adı haline gelmiştir.
(Erol Güngör)

Artık nasıl sanayi için petrol vazgeçilmez ve kalbin pompaladığı kan kıymetindeyse, dünyayı ve milletlerarası nizamı anlayabilmek bakımından millet ve milliyetçilik aynı hükümdedir. Elbette ki petrolün kullanım şeklinin değişimi gibi millet ve milliyetçilik de değişmekte, yeni versiyonları ortaya çıkmakta ama özü değişmemektedir. Bu gerçekliğe nüfuz edebilmek sadece dünyayı ve milletlerarası nizamı anlayabilmek açısından değil, doğru ve yerinde politik tercihler yapabilmek için de gereklidir. Millet ve milliyetçilik evrensel gerçekliğini anlamamakta ısrar edenler (ülkeler, yöneticiler veya aydınlar) hem kendi insanlarına hem de bütün dünyaya zarar verebilecek bir mayın gibidirler.
(Devlet Bahçeli)

Liderliğin en başta gelen prensibi, halkın hayatını paylaşmak ve adaletten ayrılmamaktır.
(Alparslan Türkeş)

En sağlam gövdeleri yere vuran şey de küçük birkaç mikrobun gövdede bir köprübaşı kurmasıdır. Derhal temizlenmezlerse çoğalıp uzviyetin can alacak bir noktasını tahrip ederler. Sonrası yıkım ve ölümdür.
(Atsız)

İhtilal hareketinin dışında kaldığımız zaman, darbeyi yapıp da başarı kazananlar iktidarı ele geçirince, bizleri tasfiye edebilirler.
Bitaraf olan, bertaraf edilir. Yani bir general olmayı beklerken, toptan kökümüz kazınır. Ordu dışında bırakılırız. O zaman da hiçbir şey yapamayız.
O halde gelişmekte olan ve önlenmesi mümkün görülmeyen bu gizli örgüt faaliyetlerine katılalım. Devam edelim ve örgütü ele geçirmeye, hâkim olmaya çalışalım. Bu daha akılcı yoldur.
(Alparslan Türkeş)

Düşünürdüm yarını, yarınların da ötesi. Yarınları daima düşünmek huyumdu benim, çocukluğumdan beri.
(Alparslan Türkeş)

Bir komutan astlarına borçlanamaz. Yoksa ona emir veremez.
(Alparslan Türkeş)

Liderliğe soyunan insanların ileride başlarını ağrıtacak, geçmişe dönük hataları olmaması gerekir.
Liderlik, gözünü kırpmadan kararı uygulama cesaretini insanın kendinde görmesidir.
Bir memlekete en iyi şekilde hukuk düzeni içinde hizmet edilir. Memleketin aydınlarına, memleketin vatansever insanlarına tavsiyem budur: En kötü hukuk nizamı, en iyi ihtilalden iyidir.
(Alparslan Türkeş)

*Dokuz Işık 1964’te 14 sayfa olarak yayınlandı. CKMP’nin 1967’de kongresinde parti doktrini olarak açıklandı.
*Fikir ve haklı bir dava en büyük kuvvettir. Doğru bir fikri yenecek hiçbir kuvvet yoktur. İnsan hayatında sağlam inanç, sağlam fikir, ülkü, ilim ve maddi güç gerçek kuvvetlerdir… Yenilmez insanlarız çünkü imanımız tamdır. Yenilmez olmamızın sırrı inançlardan, ülküden, büyük davadan dönmemek, taviz vermemek ve asla yenilmeyi kabul etmemek demektir.
(Alparslan Türkeş)

*Atatürk milliyetçiliği diye tek başına bir milliyetçilik olmaz. Çünkü Atatürk, Türk milliyetçiliği akımının sürekliliğinin çok önemli bir temsilcisidir. Her milletin kendine özgü milliyetçiliği vardır: İngiltere’nin İngiliz milliyetçiliği, Fransızların Fransız milliyetçiliği, Arap ya da Rus milliyetçilikleri… Öyleyse dünyanın hiçbir yerinde Churchill, Roosvelt, De Gaulle milliyetçiliği biçiminde garip benzetmeler mümkün değildir, bilime aykırıdır.
(Alparslan Türkeş)

*Bir ülkeyi ilerletmek için önce orduyu iktidardan uzaklaştırmak gerekiyor.
(Alparslan Türkeş)

*Bir bakıma milletler ulu ağaca benzerler, kökleri ne kadar derin olursa o kadar yükselir ve dal budak salarak ulaşırlar. Milletlerin kökleri mazileri ve tarihleridir. Bunun için her milletin eskiyi düşünmesi ve eski şanlı devirlerinden, heyecan ve şevk alarak geleceğe doğru atılım yapması milletlerin büyümesini sağlar. Hiçbir ideali olmayan, inisiyatif ve bir atılım ruhundan mahrum kalan bir milletin çökmesi, yıkılması nihayet bir zaman meselesinden ibaret kalır. Milletlerarası hayat, devamlı bir mücadele ve yarışma manzarası göstermektedir. Bu mücadelede vuran kazanıyor.
(Alparslan Türkeş)

*İnsanlar inançla, ülküyle yaşarlar, mutlu olurlar ve yükselirler. İnançsız ve ülküsüz bir kimse kendini boşlukta bulur ve sadece içgüdülerinin tesiri altındaki olayların içinde sürüklenir, davranışları ve hayatı tesadüflere bağlı kalır. Yaşadığımız çağ her şeyden önce bir ideoloji ve kültür savaşı çağıdır. Kendi milli kültürünü geliştirme yoluna gitmeyen milletler ve kendi milli ülküsünü tayin edip, insanlarını bu milli ülküyle yetiştirme yoluna gitmeyen toplumlar, yabancı kültürlerin ve yabancı ideolojilerin esiri olurlar.
(Alparslan Türkeş)

Fikirler, ülküler ve inançlar silah kuvveti ile polis gücü ile veya kaba kuvvetle hiçbir zaman ezilemez, önlenemez ve yenilemez. Fikir, ülkü ve inançlar ancak kendilerinden daha doğru, daha güçlü, daha üstün fikir, ülkü ve inançla bastırılarak yenilgiye uğratılabilir. Türk milleti için her çeşit yabancı ideoloji ve kültür saldırısına karşı dayanılacak kuvvet, Türklük ülküsü ve Türk milliyetçiliği şuuru ile Türk milliyetçiliği ideolojisidir.
(Alparslan Türkeş)

En iyi savunma taarruzdur. Türklük ülküsünü ve Türk milliyetçiliğine dayanan milli kültür gelişmelerini, yabancı kültür ve ideoloji saldırılarına karşı bir reaksiyon olarak değil, onları bastıracak şekilde yüksek ve asil inançlara dayanan bağımsız, güçlü bir aksiyon olarak düşünmek ve geliştirmek lazımdır.
Boş kafalı insanlar, makam sahibi olunca, o makamın kendilerine her çeşit kudret ve liyakati sağladığını sanırlar. Hâlbuki en iyi fikir ve düşüncelere hürmet eden ve değer veren kimselerdir.
(Alparslan Türkeş)

Her hakikat önce bir hayal ile başlar.
(Alparslan Türkeş)

Cesaret risk almayı; korkaklık ise dalavereyi, hileyi, dedikoduyu, desiseyi getirir.
Ne kadar ürkütücü olursa olsun hakikatlere göz kırpmadan bakmak ve onları olduğu gibi görmeye çalışmak gerekir. Peşin hükümlerden kurtulmak ve art düşüncelerden sıyrılmak kolay değildir.
(Alparslan Türkeş)

Yeryüzünde korkunun kendisinden başka korkulacak bir şey olmadığını bilmek ve kabul etmek… Yeryüzünde korkulacak olan tek şey korkunun kendisidir. Bunun dışında ülkü ve imana sımsıkı sarılmak, soğukkanlı olmak, sükûnetle meseleleri ele almak ve bir an önce pek çok hizmetler bekleyen büyük Türk milletinin hizmet yoluna katılmak lazımdır. Bu hizmet yolunda soğukkanlılığını kaybetmek, azmini kaybetmek, telaşa, heyecana kapılmak başarısızlığın esas sebebi budur.
(Alparslan Türkeş)

İnsanlar, milletler büyük fikirlerle, uzun vadeli fikirlerle yaşarlar ve yükselirler. Böcek gibi, tırtıl gibi gününü gün etmek ve bir gün ilerisini düşünmeden yaşamak insanlığa yaraşmayan bir şeydir. Bizim kitabımızda yeri yoktur. Bizim davamız ülkücülüğü esas alan ve on yıl, elli yıl, yüz yıl, beş yüz yıl ilerisini de kapsayan bir davadır.
(Alparslan Türkeş)

Vatan için ölmek büyük saadettir.
(Rövşan Cavidov)

Bir millet içindeki milli kimliğini terk etmek ve bu milli kimliğin gururunu taşımak ilk sırada gelen en önemli meselelerden biridir. Bu yolda milletine yol gösterip ona önderlik eden şahsiyetler, ebediyen ölümsüzlüğe kavuşur ve milletinin kan yaddaşında ebedi yaşayan Alparslan Türkeş böyle şahsiyetlerden biridir.
(Ebulfeyz Elçibey)

Türkeş, gelişigüzel ve sıradan bir adam değildir. Kendisinden evvelki nesilde pek çoklarını gördüğümüz, ihtiraslı ve mücadeleci kurmay tipini verir.
(Şevket Süreyya Aydemir)

Meselelere kulenin tepesine çıkarak bakın ve çözmeye çalışın. Bulunduğunuz yerdeki pencereden bakarsanız, meselenin bir bölümünü görürsünüz. Kulenin en tepesine çıkarsanız, etrafı seyrettiğiniz gibi meseleleri bütün detaylarıyla görürsünüz. Ona göre kararınız sağlam olur.
(Alparslan Türkeş)

Daima bir insana beyaz bir sayfa açın… Hataları oldu mu, eksileri koyun. En güvendiğiniz adam bembeyaz sayfalı insandır ama ona da kalemin ucuyla bir nokta koyun.
Sayfa karalamaktan dolayı dolsa bile yine sizinle beraber çalışmak istiyorsa tekrar beyaz bir ayrı sayfa açın.
(Alparslan Türkeş)

Büyük davalar, büyük mücadeleler ister. Çile, sabır, kararlılık ister.
(Alparslan Türkeş)

Bir düşünce adamı hiç kimseden emir almaz, belki herkes ondan emir almalıdır; safi bir düşünce adamı, hakikat kendisine nasıl görünmekte ise onu söyleyebilen kişidir.
(Durmuş Hocaoğlu)

Sansürü aşmayan fikirler güdük kalmaya mahkûmdur. Korkusuz bilinen milliyetçiler fikir üretirken korkuya kapılmaktadırlar. Bu yüzden hemen hiçbirini tartışmaların, fikir platformlarının içinde göremezsiniz. Fikri olmadığından değil, beraber olduğu çevrenin kendisini yanlış anlama korkusundandır, daha ötesi dehşete kapılmasındandır!
Kültürsüz, zekâ seviyesi düşük, despot, kabadayı, vurarım kırarım anlayışındaki dünya görüşü kıt insanların milli ideolojinin temsilciliğinden uzaklaştırılıp ait oldukları yerde tutunabilmenin tek yolu entelektüellerin cesaretle ortaya çıkmaları ve kapıları zorlamalarıdır.
*İnancının çilesini çekmiş; o da onun şerefi olmuştur.
*Her karanlığın aydınlığı olacaktır; Büyük davaların büyük çilesi olur. Türkeş de kutlu bir davayı savunmuş, çilesini çekmiş ve çilenin böylesi şerefi olmuştur. Türkiye’de komünist hareketlerin durdurulmasında, PKK’nın geriletilmesinde, milli birliğin sağlanmasında hep onun damgası vardır. Bir devlet adamı olarak da Türkiye’nin kalkınmasında da büyük emeği geçmiştir.
(Osman Bölükbaşı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu