Özlü Sözler

George Friedman Sözleri

George Friedman, 1996 yılında Stratfor’u kurdu. Günümüzde Stratfor, küresel öngörü ve danışmanlık alanında öncülük yaparak bireylere, kuruluşlara ve hükümetlere jeopolitik analizler yapıyor. G. Friedman, şirketten 2015 yılında ayrıldı. Gelecek 100 Yıl, Gelecek 10 Yıl gibi kitapları bulunan Friedman’a ait geleceğe dair öngörüler ve dünya gelecekte nasıl bir yer olacak sorusuna verdiği cevapları listeledik. George Friedman’ın gelecekle ilgili tahminlerinde Türkiye hakkındaki söylemleri…

George Friedman Türkiye Hakkındaki Sözleri

  • 2020 yılına kadar olan Rusya – Amerikan çekişmesi sırasında, Kafkasya’da bir kriz olacaktır. Ruslar bölgenin güneyine doğru baskı yapacaklar, Gürcistan ve Ermenistan ile müttefikleri üzerinde baskı oluşacaktır. Rus ordusunun Türkiye sınırlarına kadar dayanması Türkiye’de büyük bir kriz yaratacaktır. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından ve modern Türkiye’nin kurulmasından bir yüzyıl sonra, Türkler Soğuk Savaş içinde karşılaştıkları aynı tehditle bir kez daha karşı karşıya kalacaklardır.
  • Rusya’nın parçalanmasıyla, Türkler 2020 dolaylarında kaçınılmaz olarak stratejik kararlar vereceklerdir. Tampon bölgenin kaotik durumuna güvenerek, bu kez onlar Kuzeye Kafkasya’ya doğru hamle yapacaklardır ve böylece ulusal güvenlikliklerini güvence altına alacaklardır.
  • 2020 yılında Türkiye dünyadaki ilk on ekonomiden biri olacaktır…. Aslında Türkiye Avrasya ülkelerinin içinde jeopolitik konumu en güçlü olan ülkedir. Türkiye, Arap dünyasına, İran, Avrupa, eski Sovyetler Birliği ülkeleri ve her şeyden önce Akdeniz’e açılımı olan bir ülkedir. Türk ekonomisinin gelişim nedenlerinden biri Türkiye’nin bölgesel ticaretin merkez noktasında olmasıdır. Ülke aynı zamanda üretim gücü ile öne çıkmaktadır.
  • 2020’lerde, Türkler Amerika’nın, Rusya karşıtı stratejisi içinde önemli bir araç görevi görecektir. ABD Türkiye’yi Kafkaslar ve Balkanlardaki Müslüman bölgeleri etkileme yönünde cesaretlendirecektir. Bu, Türkiye’nin denizlerdeki hareket alanını güçlendirmesine yardımcı olacaktır. Deniz, hava ve uzay konusunda ABD’den destek göreceklerdir. Türk Donanması Rusların Akdeniz’e açılma ve Kuzey Afrika’da bir macera yaşamalarına engel teşkil edecektir. Sonunda Ruslar çöktükleri zaman, Türkler bir yüzyıl boyunca sahip olamadıkları bir konumda olacaklardır. Bölgenin jeopolitik yapısı yeniden düzenlenecek ve Türkiye gerçek bir savaş yaşamadan her yöne doğru etkiye sahip olarak bölgenin egemen gücü olacaklardır. Türkiye henüz gerçek bir imparatorluk olmayacaktır fakat hiç kuşku yok ki, İslam dünyası içinde çekim merkezi olacaktır.
  • ABD’nin Türkiye algılaması belirgin şekilde değişecektir. 2030’lu yıllarda ABD Türkiye’yi bölgesel çıkarları için tehdit olarak görmeye başlayacaktır. Buna ek olarak, Türkiye’de ideolojik bir değişim olabilir. Osmanlı’nın yıkılmasından beri seküler bir yapı içinde olan Türkiye dine karşı daha esnek bir yaklaşım içinde olacaktır. Amerikan karşıtlığı süreci içinde Türkiye İslam dünyasına biraz daha yakınlaşacaktır ve bir İslam süper devleti oluşturma girişiminde olacaktır. Bu, bölgedeki Müslümanları Türkiye’nin genişlemesine karşı daha hoşgörülü olmaya itecektir. Sonuç olarak, ABD potansiyel bir İslam devleti olarak gördükleri Türkiye’ye karşı tavır içinde olacaktır. Bu dönemden sonra ABD Türkiye’nin gücüne karşı önlem politikaları yürütecektir.
  • Eskiden beri istikrarsız olan Mısır bir iç kriz ile karşılaşacak ve Türkiye’nin de lider Müslüman güç konumunu kullanarak ülkede istikrar sağlamak adına Mısır’a girmesi ise kırılma noktası olacak.. Türkler Süveyş Kanalı’nın kontrol altına alacaklar ve Türklerin geleneksel olarak hep yaptığı işi yapabilecek pozisyonda olacaklar: Batı’ya doğru yürümek.. Süveyş Kanalı’nın kontrolü Türkiye için başka olanaklar da açacak.
  • Rusya’nın çökmesinin ardından Müslüman Türkiye, Müslüman Kazakistanı etkileyecek, Türk gücünü Orta Asya‘ya yayacak. Karadeniz bir Türk gölü haline gelecek, Kırım ve Odesa, Türkiye ile ticaretini artıracak bu bölgede yoğun Türk yatırımları olacak.
  • Sizi iki konuyu düşünmeye davet ediyorum. Birincisi, tasarlanmamış imparatorluk kavramı. Bence ABD imparatorluk olmayı tasarladığı için bir imparatorluk olmadı, tarih o şekilde gelişti. ABD bir imparatorluk olmalı mı sorusu anlamsız. O bir imparatorluk. İkinci konu, bundan sonra imparatorluğun nasıl yönetileceği ve bundan sonra benim için en önemli olan soru cumhuriyetin hayatta kalıp kalamayacağı.
  • Yüzleşilmesi gereken belirli gerçekler, alınması gereken belirli kararlar ve bu kararların olası sonuçları ile ilgili. Çoğu insan zaman dilimi ne kadar uzunsa geleceğin de o kadar belirsiz olacağını düşünür. Ben karşı görüşteyim. Kişisel eylemler tahmin edilmesi en zor şeylerdir. Bir yüzyılın akışı içinde, bir tanesi bile kritik olmayan pek çok kişisel karar verilir ve bu kararlardan her biri yüzyıla biçim veren düşünce selinde kaybolur gider. Ama on yıllık daha kısa süreli zaman dilimlerinde insanlar, özellikle de siyasi güçleri olanlar tarafından verilmiş kişisel kararlar çok daha büyük önem kazanabilir.

George Friedman Alıntıları

Holocaust’tan sağ kurtulan bir Yahudi anne ve babadan Macaristan’ın Budapeşte şehrinde dünyaya gelen Friedman’ın çeşitli konulardaki fikirleri ve diğer özlü sözleri:

  • Bir askerin işi düşman öldürmektir. Polisin işi ise yasaları çiğneyen birini bulup tutuklamak… Askerlik cesaret, eğitim ve silah gerektirir. İkincisi ise tüm bunlara ek olarak düşman ile yasa çiğneyen sivilleri ayırt etmeyi sağlayacak kültür algısını içerir.
  • Savaşın temel prensiplerinden biri olarak her zaman yüksek yeri ele geçirmek gerekir. Bu, teoride görüş alanı sağlar.
  • Yirminci yüzyıl nasıl petrol savaşları olduysa, yirmi birinci yüzyıl da elektrik savaşları olacaktır.
  • 1871’deki birleşmesinden beri Almanya, Avrupa’nın ekonomik siyasi iradesini ve güvenini kaybettiğinde bile kıtadaki en dinamik ekonomik güç olarak kalmıştı.
  • Tarih boyunca Türkiye, İslam dünyasını bir arada tutan bir imparatorluk yapısının başlıca ulusu olmuştur.
  • Japonya çok disiplinli bir nüfusa sahip bir ülke olarak ülke çıkarları söz konusu olduğunda işbirliği içinde hareket edebilen elit bir yapıya sahiptir.
  • Polonyalılar hem Ruslardan ve hem de Almanlardan korkarlar. İki ülke arasında doğal savunma hatları olmadan kalmışlardır.
  • Japonya’da çalışıp yaşayan Koreliler Japon vatandaşı değillerdir. Yaşam boyu orada yaşasalar bile üzerinde “Koreli” yazılı izin belgeleriyle kalırlar orada.
  • Çin’de ücretler çok düşüktür ama Çinliler göç almayan Japonya’ya gidemediği için Japonlar Çin’e giderler.
  • Öfke tarih yapmaz. Güç tarih yazar.
  • Birleşik Devletler savaşlar kazanma gereksinimi duymaz. Onun gereksinim duyduğu şey basit olarak karşı tarafta bir karmaşa yaratmak ve kendisiyle mücadele edebilecek derecede büyük bir güç oluşumunun meydana gelmesini engellemektir.
  • Detaylara en yakın olan, daha çok yanlışa yakın olandır.
  • Tankların, uçak gemilerinin ve jet uçaklarının devri kapanıyor. Gelecekte pahalı ve hantal silahların yerini ucuz, esnek ve manevra kabiliyeti çok daha yüksek silahlar alacak. Hassas güdümlü silahlar savaşlardaki ölü ve yaralı sayısını azaltacak, savaşların çehresi tamamen değişecek.
  • Gelecekteki savaşlarda balistik füzelerin ve mühimmatın yerini akıllı silahlar alacak. Hedefi etkisiz hale getirmek için yüzlerce atış yapması gereken geleneksel topçu kuvvetlerinin yerine akıllı silahlar herhangi bir uzaklıktan kesin atışlar yapabilecek.
  • İnsanlık tarihi boyunca teknoloji, savaşların sonuçlarını ve ulusların kaderini belirledi. Bilgi çağına girdiğimiz xxı. Yüzyılda savaşlar artık alıştığımız gibi olmayacak.
  • Dünya ticaretini kontrol eden, dünyayı kontrol eder. ABD küresel bir güç olmaya devam etmek için dünya ticaretinin iki ana damarı olan Atlantik ve Pasifik Okyanusu ticaret yollarını denetimi altında tutmak zorundadır.
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir