Atsız’ın Romanları (Ahmet Kabaklı)

Nihal Atsız, edebiyat ve sanatta asıl sözünü, hepsi ‘tarihi’ olan romanlarında söylemiştir. Geniş ve derin incelemelerinde Türkün geçmişine olan hayranlığına ve özellikle eski Türk hayatı, destanları ve kahramanları üzerindeki şevkli çalışmalarına dayalı olan bu romanlar, Atsız’ın ülkü aşkı gibi geniş bilgisinden de almaktadırlar.

Bu romanların ilk ikisi ve çok önemlileri olan Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor da Atsız, ünlü Kültigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk kitabelerinin bütününü çekici bir roman haline koymuştur. Türk tarihi romancılığında bir aşama olan bu iki eser, çok sevilmiş ve o ölçüde etkili olmuştur. Bir neslin yetişme, sevme, ülkü ufuklarını aydınlatan bu romanlardaki isimler, yıllar boyunca Türk çocuklarına ad olarak konulmuştur.

Şiirleri kadar sert olmayan bu romanlarda Atsız, Ortaasya Türklüğüne bağlılık, kahramanları kutsama, millet uğrunda ölme, savaşa gözünü kırpmadan koşma, soyumuza bağlılık ve sevgi gibi temaları, çocukların ve gençlerin nabzına girerek büyük bir ustalıkla telkin etmiştir. Bu romanlar, belki edebiyatımızdan daha fazla toplumumuzda bir çığır açmıştır.

Atsız’ın ustalıkla romanlaştırdığı, çok yüce tarih ve sanat ve milliyet belgelerimiz olan Orhun Kitabeleri’ne büyük hayranlık duyduğu şu mısralarından da anlaşılıyor:
‘Siyasette muhabbet’ hepsi yalan, palavra

Doğru sözü ‘Kül Tegin’ kitabesinde ara

Bozkurtlar’ın giriş kısmı niteliğinde olan ‘Romanın Hikayesi’ adlı bölümde Nihal Atsız, eseri hakkında şunları söylemektedir:
‘İçinde hem romantizme, hem realizme yer olmakla beraber bizzat hayatın akışından ayrılmayacağım ve buna bağlı olduğu kadar tarihe de sadık kalacağım. Bir roman ki size 1300 yıl öncesini yaşatacak ve birbiri ardınca sahneye çıkan kahramanlar, günümüze kadar gelecek. Bir roman ki tek bir kahramanı değil, birçok kahramanı bulunacak.

Romantiklerin ve realistlerin eserlerinde daima bir iskelet var: Romanın kadın ve erkek iki kahramanı arasındaki aşk macerası. Benim kitabımda ise yüzyılların akışı bulunacağı için bir tek maceraya ve onbinlerce romanda tekrar edile edile pek bayağılaşan müptezel aşk hikayelerine saplanıp kalmama imkan yok. Bu yepyeni bir tip roman olacak…

Bir psikolog nasıl her meselenin hangi ruhi amillerle işlendiğini düşünür, bir hekim, nasıl bir hastalığın hangi sebeplere başladığını bulmaya çalışırsa… Ben de, tarihle çok uğraştığım için olacak, milletlerin hareket hatlarının neye dayandığını aramakla vakit geçirdim. Şu muhakkak ki bir milletin aydınları da halk tabakası da işlenmeğe çok elverişlidir. Bunun için en iyi araç, eserler olabiliyor.’

Bokurtlar’da, Türklük macerasını, Orhun Kitabeleri çevresinde işleyen Nihal Atsız, üçüncü romanı olar Deli Kurt’ta, Türk tarihinin hazin ve talihsiz çöküş bir devresi olan Yıldırım Bayezid ve oğulları tarihini romanlaştırmıştır.

‘Ruh Adam’ romanı ise, Atsız’ın, kendini anlatmaya ve ruh tahlilleri denemeye önem verdiği ‘tarihi’ olmayan romanıdır. Bir anlamda, son yıllarındaki yalnızlığının, kendi kendisini aramanın, derinleşme ve olgunlaşma günlerinin eseridir.

‘Dalkavuklar Gecesi’ adlı satirik romanına gelince 1941 yılında basılmış olup, Tek parti devrinin, ‘Şefler’ etrafında toplanan, kendi çıkarları peşinde koşan aydın ve yöneticilerini yerden yere vuran bu eser, yazarın bir cesaret örneğidir. Nitekim, çok değişik akisler yapmıştır. Pek çoklarının Atsız’a düşman olmasında bu eserin payı da olduğu şüphesizdir. Ziya Paşa’nın ‘Zafername’sinden sonra, çok güçlü bir ‘rical hicvi’ örneği de bu ‘Dalkavuklar Gecesi’dir.

Atsız, en çok ülküsüne uygun ahlakı, toplum konularına cesaretle eğilen şahsiyeti, sert hücumları, nemelazım demeden canının memurluğunu tehlikeye koyan milli yazıları ve sözleri… Ayrıca gençleri kendine bağlayan alçak gönüllü, şakacı huyları ile toplumuna tesir etmiş ve arkasında hayran bir gençlik kesimi bırakmıştır.

Ahmet KABAKLI

(Ahmet Kabaklı, Türk Edebiyatı, 3.Cilt, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, İst.1990, s.624)

Kangalın Atası Türkmen çoban köpekleri ALABAY'lar: