Türkçü Kapak Fotoğrafları
Timur DikR.Sağ

Sömürge Eğitimi

16 Aralık 2014 Salı, 00:14

Siyasi açıdan bakıldığında en az iki tip eğitim vardır. Birincisi milleti hür şahsiyetli şerefli ve müstakil kılan milli eğitim ikincisi ise yabancı emellere ve niyetlere göre planlanmış milleti esir, zelil ve şerefsiz kılan sömürge eğitimi.

Gerçekten de bir sömürge eğitimi ve maalesef ve alçakça eğitimin bir de pedagojisi vardır. Esefle ve hüzünle belirtelim ki sömürge eğitiminin pedagojisi hem de 20. asırda yazılmış ve uygulanmıştır. 1910 yılında Fransalı Jules Ham ard adlı eğitimcinin bir sömürgeyi ebediyen sömürge halinde tutmak için takibi gereken siyaset ve usulleri konusunda yazdığı Domination et Colonisation adını verdiği kitabındaki tavsiyeleri kısaca gözden geçirelim. ( Bu konuda daha geniş bilgi için Hindistan Tarihi cilt. 3. sahife 378’e bakınız eserin Jules Hamard’a göre:

Sömürge eğitimcisi Jules Hamard’a göre

1- Sömürge eğitiminde çalışacak öğretmenler liyakatli ehliyetli ve iyi yetişmiş elemanlar olmamalıdır. Bunun için ameli uzmanlar iyi seçilmiş işçi, iyi istihkâm veya sömürge piyadesi onbaşılar bahriyenin zeki makinistleri bayındırlık ustaları… Öğretmen okullarımızın ve üniversitelerimizin en iyi mezunlarına tercih edilmelidirler.

2- Asla birinci sınıf ilim ve teknik adamları yetiştirilmemeli, insanlar büyük hedefler ve projeler için hazırlanmamalıdır. “ Her şey ameli surette ameli gayeler için olmalıdır… Ancak yerli muhitin ameli hayatını ilgilendiren esaslardan ibaret olan problemler söz konusu edilmelidir.

3- Milli ve geleneksel eğitim kurumlarının gelişmeleri ve ıslahı önlenmeli onların kapanmasına da gelişmesine de engel olunmalıdır. Sömürgeci hükümetin tek ve gerçek vazifesi sırf yerli olan ve ilgililerce idare ve ikame edilen okulları teşvik etmek ve kapanmalarına mani olmak ve onların geleneksel öğretimlerine derece derece tek tük Avrupa bilgilerine ait ( çok defa zehirli) lokmalar sokmak olmalıdır.

4- Jules Hamard şunu da tavsiye etmektedir. Sömürgeciler gerçekçi kalmalıdırlar orta ve yüksek öğretimle her şey den önce pek yakın faydaları göz önünde tutmalıdırlar. Aktüalite ile yetinmelidirler, bilhassa edebiyat ve hukuk sahasında bilgin ve öğretmen yetiştirmek değil ameli ihtisas adamı yetiştirmek amacını gütmelidirler. Görülüyor ki sömürgecinin en büyük korkusu yetişmiş ve sömürge oyunlarını görebilen milliyetçi aydınlar dır. O cins kafaların gelişmesini önlemek ister.

5- Sömürge çocukları ne kadar zeki olursa olsunlar , sömürgecilerle işbirliği yapan yönetici sınıfların çocukları hariç hiç biri Avrupa’ya yüksek tahsil için gönderilmemelidir. Her akıllı sömürgeci hükümet yerlerinden sökülmek veya bir nevi rehine haline sokulmak veya bir nevi rehine haline sokulmka istenilen mbüyük hanedanlara mensup çocuklardan manda yerlileri merkezde sömürge merkezinde Avrupalılarla birlikte tahsil ettirmekten kesin surette vazgeçmelidirler. Jules Hamard bu noktada yüksek tahsil yapmış ve milli şahsiyetine yabancılaşmış aydınların yetişmesinin kendi sömürgeci politikasına zarar vereceği endişesini taşımaktadır. Nitekim bu suretle yetiştirilmiş yerliler ve bilhassa Asya’lılardır ki, muhakkak surette bizim medeniyetimizin en barışmaz ve egemenliğimizin en fena düşmanları olurlar diye düşünebilmektedir.

Yukarıda ki esaslar Fransız sömürgeciliğinin prensipleridir.

Kısa açıklarımızdan anlaşılacağı üzere Fransız sömürge eğitimi sömürülecek ülkenin insanlarını cahil bırakmak geliştirmemek ve idareci sınıfının çocuklarını soysuzlaştırmak fikri üzerine kurulmuştur. İngiliz sömürge eğitiminin bu konudaki tutuşları daha da farklıdır. Onlar yerli çocuklarını İngiliz kültürüne hayran kılmaya kendi milli kültürlerinden utanç duyacak duruma getirmeye İngiliz dilini sevdirmeye ve Hristiyanlaştırmaya önem verirler.

Aynı kaynaktan ( Hikmet Bayur’un Hindistan Tarihi 3. cilt sayfa 371- 373 ten ) öğrendiğimize göre İngilizlerin bilhassa Hindistan’daki uygu göz önünde tutularak sömürgelerde sürdürdüğü eğitimin esasları şöylece özetlenebilir :

1. Sömürgelerde İngiliz kültürünü yüksek tabakadan başlayarak yukarıdan aşağıya doğru indirmek.

2. ilköğretimi yerli dillerle orta ve yüksek öğretimi İngilizce yaptırmak ve bu suretle :

a ) Ana dilin yahut milli dilin bir kültür dili olarak inkişafını önlemek.

b) Yabancı bir dille ilim yapmanın güçlülüğünden istifade ederek genç yerli çocuklarının kafa teşekküllerini geciktirmek onları ders konularını anlamadan ve sindirmeden ezberlemeye mecbur kılmak…

c) İngiliz dili ve edebiyatının seçkin örnekleri ile beyinleri İngiliz kültür ve medeniyeti lehine yıkamak yerlilerde eksiklik duygularını geliştirmek ve kökleştirmek.

3. İmtihanları kolay ve sudan tutmak kalite buhranını tahrik ederek ezik yarı aydınlan yetiştirmek

4. yüksek öğretime ve bilhassa Avrupa’da ihtisasa, idaresi ve yüksek sınıfın çocuklarını göndermek kadın ve kızların eğitimine hiç önem vermemek.

5. Bir taraftan ülkedeki din ve mezhep çatışmalarını kışkırtmak diğer taraftan bu çatışmaları mazeret göstererek din ve ahlak derslerini sömürge okullarına koydurmamak ve sömürgelerde güya laik bir öğretim ve eğitim yapmak.

6. Asla kendi ülkesinde laik bir devlet ve maarif kurmaya yanaşmayan İngiltere Angilkan kilisesinin Alemşümul Kavgasını veren İngiltere Hint ve Müslüman cemaate kendi milli dinlerini geliştirme fırsatı vermezken Hindistan’da misyoner okulları açarak ve kolejler kurdurarak Hinduları ve Müslümanları Hristiyanlaştırmaya çalışır. Bu konuda İngiliz Papazı Whitehead diyor ki : Hindistan’da misyoner okul ve kolejleri ancak öğrencilerine hristiyan prensipleri dairesinde öğretimde bulunmak ve talebeye Hazreti İsa’nın ahlak ve tedrisatını sunmak ve ahlaklarını süslemek için kurulmuştur. Bu müesseseler herhalde Hindu Müslümanlara ucuz bir laik öğretim vermek için mevcut değildirler… ( bkz. Y. H. Bayur Hindistan Tarihi C. 3 Sf. 373)

6- İngiliz sömürge eğitimi yerli çocuklarının güçlü bir fen ve matematik kültürü olmasına karşıdır. Üniversiteler bürokrat yahut İngilizlere hizmet edecek memurları yetiştirecektir. Bu sebepten müspet ilimlerden ziyade edebiyat felsefe ve hukuka ehemmiyet verilmesi tabiidir. ( bkz. Age c 3 sf. 371)

Bu açıklamalardan sonra Türk İslam Ülkücüleri kendilerine şu soruları sormalıdır: Türkiye’mizde bir bir buçuk asırdan beri yürütülen eğitim acaba hangi sömürgecilere hizmet ediyordu. ? çavuş ve onbaşılara usta öğrencilere öğretmenlik yaptırdığımız ve bu tip öğretmeni yetiştirmekle öğündüğümüz günler uzakta mı kaldı.?

S. Ahmed ARVASİ

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz

Sayac