Türkçü Kapak Fotoğrafları
Timur DikR.Sağ

Savaş Kışkırtıcılığı Ne Denli Kötü İse Kitlesel Pasivizasyon da O Derece Kötüdür

17 Aralık 2014 Çarşamba, 23:57

Savaş kışkırtıcılığı ne kadar kötü bir iş ise, kitlelerin pasifleştirilmesi de o kadar kötüdür. Çünkü savaş kışkırtıcıları milletler ve zümreler arasında barış ve anlaşma imkanı varken bunları ortadan kaldırmak ve kitleleri birbirine düşürmek kastı ile hareket eden kimseler ve kadrolar ise, kitleleri pasifize edenler de milletlerin ve grupların haksızlık zulüm istismar istila ve kötülükler karşısındaki direncini ve savaş gücünü yıkmak isteyen ve çok defa düşman emellerine alet olan kişi ve kadrolar temsil ederler.

İnsanlar gruplar ve milletler arasındaki problemleri ve çatışmaları barış yolu ile yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in ifadesi ile hikmetle, güzel öğütle ve en güzel yol hangisi ise onunla çözmek imkanı varken savaş yolunu tercih etmek cinayettir. Fakat esefle belirtelim ki beşer tarihi kışkırtılmış savaşlar ile doludur. Nitekim günümüzde de savaş kışkırtıcıları bor durmamakta dünyanın şurasında burasında savaş ateşi körüklenmektedir. Çoğunluğunu Müslümanların teşkil ettiği geri kalmış ülkeler kara ve kızıl emperyalizmin milletler arası savaşları körükleyerek zenginleştirirken kızıl emperyalizm sınıfsal savaş naraları ile iç savaşlar besleyerek emeceği taze kan aramaktadır.

Savaş kışkırtıcılığı gerçekten çok kötü bir iştir. Hele bu bir de barış güvercinleri uçurularak tertipleniyorsa daha da iğrenç hale gelmektedir. Emperyalist ülkeler korkunç ve çok güçlü bir propaganda ile geri kalmış ülkelerin çocuklarında savaş ruhunu çökertmek onların emperyalizm karşısındaki direncini yıkmak üzere harekete geçerler. Onların radyo ve televizyonlarında savaş aleyhtarı ordu aleyhtarı filmler oynatır, onların çocuklarının eline bu propagandayı besleyen kitaplar dergiler ve gazeteler verirler. Emperyalizm kendi ülkesinde en güçlü ve disiplinli ordulara en öldürücü silahlara ve kamuoyunu sömürgeleştirmeye çalıştığı ülkeler karşısında olumsuz şartlandırmayı hedef alan propaganda vasıtalarına sahip olduğu halde, geri kalmış ülke çocuklarına bu tehlike karşısında hazırlanma fırsatı vermek istemez. Onların ordularını zayıflatmak dağıtmak içten çökertmek eğitimsiz ve silahsız bırakmak milletten koparmak maddeten ve manen kamuoyunda küçük düşürmek isterken diğer taraftan kendi kontrolünde gizli ordular sınıfsal savaş veren savaşçılar hazırlayarak kitlere sevdirmek ister.

Gerek günümüzde ki olaylar olsun gerek tarihin tespit ettiği olaylar olsun bize göstermektedir ki düşmanlar savaş kışkırtıcılığı işini kitlelerin pasifleştirilmesi işi ile birleştirilerek daha da başarılı olabilmektedirler. Bilfarz, İngilizler Hindistan’ı sömürgeleştirmek için bir taraftan Müslümanlar ile Hinduları birbirine kırdırırken diğer taraftan da kendi hakimiyetini sağlamlaştırmak için her iki cemaate de pasifizmi aşılamışlardı. Hatta, oradaki Müslümanlarda bulunan cihat ruhunu yıkmak için Ahmet Kadıyani adındaki bir haine İslam’da silahlı cihat yoktur. Cihat güzel öğütten ibarettir. Fikrini işleyen ve Kadıyanilik adı verilen bir mezhep kurdurmuşlardı. Oysa, İslam’da can ve mal ile yapılan cihadı inkar etmek küfürdür. Çünkü böyle bir cihat etmemiz, Kur’an-ı Kerim’de emredilmiştir. Türkoğlu, “Cennet kılıçların gölgesindedir, diyen şanlı Peygamberimizin emirlerine uyarak bütün tarihi boyunca emperyalizmin bu oyununu bozmuştur ve bozmaya devam edecektir.

Türk İslam ülkücüsü şerefli barışların ve şerefli savaşların sahibi ve takdirkarıdır. Bu sebepten kara ve kızıl emperyalizmin düşmanlığına maruz kalmaktadır.

S. Ahmed ARVASİ

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz

Sayac