Türkçü Kapak Fotoğrafları
Timur DikR.Sağ

Milli Dile Yabancılaşma ve Dilde Anarşi

16 Aralık 2014 Salı, 22:13

Kültürler arasındaki sürtüşmeler ve kültür temasları bir bakıma zaruridir. Bunu önlemek hem mümkün ve hem doğru değildir. Bütün kültür değerleri gibi dilin de zenginleşmesi bu milletler arası kültür mübadelesine bağlıdır. Ancak bu değiş tokuşların ve alış verişlerin milli dili tahrip etmesine yabancı bir dilin boyunduruğuna sokmasına kadar varırsa buna kültür emperyalizmi adını veririz. Ziya Gökalp’ın da çok isabetle belirttiği üzere milletler birbirlerinden kendilerinde müteradifi bulunmamak şartı ile kelime alabilmiştir ve alabilir. Fakat bir lisan başka lisanlardan kip alamaz. (bkz. Z. Gökalp Türkçülüğün Esasları 1977 sf.177) Gökalp bir dilin başka dilden kendinde karşılığı yoksa kelime alabileceğini ancak sığa edat alamayacağını yabancı terkiplere tamlamalar özenemeyeceğini belirtirken tamamen haklıdır. Her millet mümkün mertebe kendi kelimeleri ile ve mutlaka kendi grameri ile konuşup yazmalıdırlar. Aksi halde, diline yabancılaşır.

Tarihi içinde Türk milleti birçok millet ve dolayısı ile pek çok dil ile temasa geldi. Bu arada birçok kelime aldı ve verdi. Ancak zaman bu alış veriş milli dile yabancılaşma ölçüsünde tehlike doğurdu. İşte o durumlarda milletimizin yetiştirdiği dahiler Türk dilini savunan eserler verdiler. Abideler diktiler Bilge Kağan Çin dili ve kültürü karşısında Kaşarlı Mahmude Arapça karşısında Ali Şia Nevam Farsça karşısında seslerini yükselterek Türk dilini kurtardılar. Osmanlılar döneminde gerçekten dilimize pek çok bizde karşılığı olan kelime girdi. Türk dili yabancı sığa edat ve terkiplere göre bozuldu. Bu gidişe isyan ederek ortaya çıkan Genç Kalemler elbette haklı idi. Ziya Gökalp ve arkadaşlarının Türkçemizin Arapça ve Farsça terkipler içinde müteradif kelimelerle halktan koparılması karşısındaki çıkışlarını, Türk dilinin yeni bir silkinişi olarak değerlendirmek gerekir.

Türk dili iki yahut üç yüzyıldan beri Batı’dan gelen tesirlerin altındadır. Dilimize İtalyanca Fransızca İngilizce Yunanca ve Almancadan kelimeler akmaya başlamıştır. Spordan tekniğe modadan politikaya kadar dilimizde bu kelimeler gittikçe artarak yerleşmektedir. Üstelik bu durum normal ve tabii bir kelime ve terim alış verişi biçiminde cereyan etmemekte, kültür emperyalizmi ölçüsünde gelişmektedir. Yani dilimize Batı’dan müteradif kelimeler de dilin yapısını ilgilendiren gelişmeler de akıp durmaktadır.

Elbette Türk dili bu gidişe de teslim olmayacak, yeni bir silkinişle doğrulup ayağa kalkacaktır. Ancak bu gidiş hissi zevksiz köksüz ve bilimsiz bir reaksiyon ile önlenemez. Elektrik kelimesini evire çevire yatırarak filozof kelimesini kuşa çevirerek bilgi sev gibi acayip uydurmalara yamamaya çalışanların yazılarını bugün Kafkalarla okuyoruz. Tesadüf kelimesini Arapçadır diyerek atanlar ve onun yerine Farsça rast kökünü alıp rastlantı yine mecburiyet kelimesini alarak zorunlu kelimesini icat edenler, bu işi başaramazlar. Bu iş gerçekten bir Türk Dili Akademisi meselesi haline gelmiş bulunmaktadır. Her sahada olduğu gibi dilde de tam bir anarşi içinde bulunuyoruz. Bu anarşi de hem dıştan hem içten körüklenmektedir. Radyolar televizyonlar ders kitapları… Yangına körükle gidiyorlar. Bütün Türk milleti ile beraber bizler de bu dil anarşisini bütün dehşeti ile yaşıyoruz. Yazılarımız kitaplarımız konuşmalarımız bu anarşiyi yansıtıp durmaktadır. Bu durum dil anarşistini sevindirmekte bak bizim uydurduğumuz sözcükleri siz de kullanıyorsunuz diye zafer çığlıkları atmaktadır. Dil anarşisti öğünmekte haklıdır. Çünkü itiraf edelim ki hemen hepimiz bu dil anarşisini yaşıyoruz.

S. Ahmed ARVASİ

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz

Sayac