Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Fetos’un CD’leri ortaligi karistirdi

Nereden Yazdırıldığı: Türk Ülküsü
Kategori: SERBEST TARTIŞMA - SORU ve CEVAP
Forum Adı: Güncel konular
Forum Tanımlaması: Güncel konular ve gündeme damgasını vurmuş haberler
URL: http://www.turkulkusu.com/forum/forum_posts.asp?TID=910
Tarih: 09 Eylül 2010 Saat 14:14
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 9.60 - http://www.webwizforums.com


Konu: Fetos’un CD’leri ortaligi karistirdi
Mesajı Yazan: BOZOK
Konu: Fetos’un CD’leri ortaligi karistirdi
Mesaj Tarihi: 06 Nisan 2005 Saat 16:08

Fethullah Gülen'in misyoner oldugu yönündeki iddialarin yer aldigi CD'ler piyasada dolasinca kiyamet koptu. Zaman gazetesi ve Haydar Bas karsi karsiya geldi.


Bagimsiz Türkiye Partisi ile Zaman gazetesi karsi karsiya. Fethullah Gülen ilgili korsan CD'lerin parti teskilatlarinda bulundugunu iddia eden Zaman'a sert tepki geldi. Parti konuyla ilgili yazili açiklama yapti.
    
BTP konu ile ilgili basin açiklamasi yapti:
    
BTP Genel Baskan Yardimcisi Dr. Kepekçi, vatan topraklarimizin ve milli birligimizin tehdit ve tehlike altinda oldugu su dönemde; milli birlik ve bütünlügümüzün temini için çalisan; AB ye karsi, ABD ye karsi milli projeler üreten BTP’ye karsi Zaman gazetesi tarafindan iftira atildigini vurguladi.
    
BTP Genel Baskan Yardimcisi Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, yazili bir açiklama yaparak, Zaman gazetesinin Bagimsiz Türkiye Partisi’ne (BTP) ve onun mensuplarina ‘iftira ettigi’ni kaydetti. Dr. Kepekçi, Zaman gazetesinde yer alan bir haberde BTP’nin bir ilçe teskilatinda korsan CD çogaltildigi iftirasi ve ithaminin yer aldigina isaret ederek, sunlari kaydetti:
    
“BTP Anayasa ve kanunlar çerçevesinde kurulmus ve yine hukuki çerçevede hareket eden bir partidir. Partimizi hukuk disi fiillerle itham edenlere, hukuk önünde elbette hesabi sorulacaktir.
    
Ayrica, haberde genel seçimlerde milletvekili adayimiz olan Mahmut Kandaz ile ilgili düzmece haber kaleme alinarak, partimiz ile söz konusu CD’ler arasinda baglanti kurulmaya çalisilmistir. Haberde adi geçen Fethullah Gülen ve misyonerlikle ilgili CD’lerle BTP’nin hiçbir ilgisi yoktur.”
    
       Zaman niye üstüne aliniyor?
    
Zaman gazetesinin ilgili haberinde israrla ülkemizde misyonerlik tehlikesi olmadigini belirttigine isaret eden Dr. Kepekçi, sözkonusu gazetenin kilise evlerinin sayisini az göstermeye gayret etttigini hatirlatarak, su görüsleri kaydetti:
    
     “Acaba, neden Zaman gazetesi misyonerlik tehlikesinin gündeme gelmesinden rahatsiz olmaktadir ve yine neden kilise evlerini az gösterme gayreti içindedir? Oysa 2 Mart 2005 tarihli Zaman gazetesinde Serkan Talan imzali haberde Türkiye’de yapilan misyonerlik faaliyetleri sonucunda 25 bin kilise evinin açildigi bizzat kendileri tarafindan belirtilmistir. 
    
Milli Güvenlik Kurulu 2002 yilinin Aralik ayi toplantisinda misyonerlik faaliyetlerinin Türkiye’nin ulusal güvenligini tehdit eder boyuta ulastigini karar altina almisken, Zaman gazetesi misyonerligi siradan hadiseymis gibi gösteren bu tür yayinlariyla acaba hedef mi saptirmak istemektedir. Misyonerlik tehlikesinin bu denli tehlikeli boyutlara ulastigi günümüzde, sanki tehlike yokmus gibi davrananlari ve iktidara alternatif olan AB’ye ABD’ye karsi, tek milli durusu ortaya koyan BTP’ye iftira kampanyasi açanlari milletimiz ibretle izlemektedir.”



-------------

BUNÇA YIRKE TEGI YARITDIM, ÖTÜKEN YISDA YIG IDI YOK ERMIS



Cevaplar:
Mesajı Yazan: Kuva-i Milliye
Mesaj Tarihi: 06 Nisan 2005 Saat 18:12
efendim ben milliyetci bir insanim.papa 2.paul geberdi yerine kim atanmasi lazim diye bir soru aldim benim cevabim fetullah gulendir papalik konseyinin fetosa ihtiyaci var.cunku cd leri bende izledim cd leri hazirlaynsan allh bin defa razi olsun ak got kara got meydana cikti. 


Mesajı Yazan: Güngör
Mesaj Tarihi: 06 Nisan 2005 Saat 18:42
"Ingiltere'de okul açan ve Londra'da büyük bir merkez kuran Fettullahçilar, Ingiltere'nin dahilde yabancilara yönelik faaliyet gösteren MI5 ve dis istihbarat servisi MI6'nin Uzakdogu'ya yönelik faaliyet gösteren departmani (CIFE) ve Ortadogu'ya yönelik faaliyet gösteren departmani (MEIC) ile okullar konusunda ortak faaliyetler yürütmektedirler." Fetullah Gülen'in özellikle ABD-Ingiltere eksenli istihbarat çalismalarinin odak noktasi olmasi ile ilgili olarak ifade edilen rapordaki su açiklama da galiba Gülen'in misyonunu desifre ediyor: "Fetullahçilar, Türkiye'nin hasmi olan ülkeler için en uygun ve en zengin ajan borsasini olusturmuslardir." Fetullah Gülen'in, "Türkiye'nin hasmi olan ülkeler için en zengin ajan borsasini olusturmasi" meselesinin içinin nasil dolduruldugunu da isterseniz bir baska rapordan izleyelim.1998 yilinda yayinlanan MIT raporu, Gülen'in "derin baglantilari" ile ilgili en ünlülerden birisidir: "Fetullah Gülen'in CIA'in bölgemizdeki en önemli sivil toplum kurulusu oldugu, Maliye Bakanligi müfettislerinin Fetullah Gülen'in mali kayitlarini incelemesi, Içisleri ve Disisleri Bakanliklarinin ilgili kuruluslarla yapacaklari koordine sonucunda çözülecektir."

Raporun söyledigini bir tek cümlede özetleyelim:

Fetullah Gülen CIA'in bölgemizdeki en önemli temsilcisidir.


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 08 Nisan 2005 Saat 11:29
Fitne ve Iftira 
     
Bir örnek vereyim. Yine M.Emin Koç adli kisinin bir yazisi. Geçen ifadleri aynen alayim.

www.yenimesaj.com.tr/index.php?sayfa=yazarlar&haberno=77 34&tarih=2005-03-23

--------
Görüsmede; Gülen’in, ABD’nin en etkili Yahudi Lobisi olan “ADL’nin (Anti–Defamation League) teklifi”yle hazirladigi “hosgörü ve diyalogla ilgili kitap” da gündeme geldi. Gülen, Ingilizce olarak hazirlanan kitap üzerindeki çalismalarinin tamamlanmak üzere oldugunu, bittiginde insanlarin hizmetine sunacagini söyledi. Kitap, ADL tarafindan basilarak dünyanin dört bir yaninda dagitilacak…”

Tek harf dahi ilave etmeden aktardim; günkü Zaman gazetesi aynen böyle yaziyor a dostlar.

Simdi anladiniz mi ADL kim, Fetullah Efendi ne is yapar, “hosgörü masali ve diyalog kitabi” ne? Hala fark edemediyseniz her iki “Zaman haberi”ni tekrar okuyun lütfen; gerçekler zamanla anlasilir çünkü.
-------
Aynen bu sekilde yaziyor vede altindan ekliyordu. TEK HARF dahi ilave etmeden aktardim; Alenen yalan söylüyordu. Yalancinin mumu yatsiya kadar yanmiyor. Hocaefendinin hangi kitabinda yada ifadesinde " ksta yazdim insanligi hizmetine sunuyorum seklinde kibir kokan bir ifade vardir. Bir tane örnegi yoktur.
Haberin asli asagidaki linkte. ve böyle hiç bir ifade geçmiyor.

http://arsiv.zaman.com.tr/1998/03/10/guncel/22.html

Görebiliyormusunuz kötü niyetin düsmanligi Allah korkusu olmadan nasil iftira edilir nasil çamur atilir.



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 08 Nisan 2005 Saat 11:31
BASBUGUN BILE ÖVGÜYLE SÖZ ETTIGI FETHULLAH GÜLENE ATILAN IFTIRALARI KINIYORUM


Mesajı Yazan: BOZOK
Mesaj Tarihi: 08 Nisan 2005 Saat 12:19

...Herkes kelime-i tevhidi esas alarak çevresine bakisini yeniden gözden geçirmeli ve islah etmelidir.Hatta kelime-i tevhidin ikinci bölümü, yani "Muhammed Allah'in rasülüdür" kismini söylemeksizin sadece ilk kismini ikrar eden kimselere rahmet ve merhamet bakisiyla bakmalidir.Zira, hadislere göre kiyamet günü Allah'in sonsuz rahmeti öyle bir tecelli edecek ki seytan bile umuda kapilacak ve bu rahmetten istifade edip edemiyecegini merak edecek.Böylesine alicenap bir merhamet karsisinda, bizim cimrilik etmemiz ve bu cimriligi temsil etmemiz tasavvur edilemez.Hem sonra bunun bizimle alakasi ne? Hükümranlik O'nun, hazine O'nun, hepsi O'nun kullari...öyleyse herkes haddini asmaktan sakinmalidir.

Fethullah Gülen'in bir kitabindan (fasildan Fasila) alinmis olan bu paragraf, bir katholik din adami tarafindan fotokopi ile çogaltilarak, Müslüman dostlarina - tipki kendi cemaatinden kimslere dini resimler dagittigi gibi - dagitilmistir.Bu paragraf, dinlerarasi diyalog konusunda en aktif rol oynayan fetullah Gülen hareketinin kalkis noktasini özetlemektedir.Fethullah Gülen, IV.Vatikan konsilinden çok daha önce bir diyalog baslatmis bulunan Said Nursi'nin bir tilmizidir.Gerçekten de 1940'li yillardan itibaren Said Nursi, Müslümanlari, tanritanimazlarin (atelerin)... saldirisina karsi mücadele etmek için dindar (samimi) Hiristiyanlarla ittifak kurmaya tesvik ediyordu.

Kaleme aldiklarini Papa XII. Pie'ye gönderdi, papa da kendisine cevap verdi.1950'li yillarda Said Nursi fener semtinden ikamet etti ve bu durum Rum patrik Atenagoras ile görüsmelerini kolaylastirdi.

Allah (c.c) Buyuruyor ki;

Allah'i ve peygamberlerini inkar edenler ve (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayirmak isteyip <<Bir kisminaiman ederiz ama bir kismina inanmayiz>> diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasinda bir yol tutmak isteyenler yok mu;

Iste gerçekten Kafirler bunlardir.Ve biz kafirlere alçaltici bir azap hazirlamisizdir.(Nisa Suresi 150-151)   

Allah' a ve  peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini digerlerinden ayirmayanlara (gelince) iste Allah onlara bir gün mükafatlarini verecektir.Allah çok bagislayici ve esirgeyicidir.



-------------

BUNÇA YIRKE TEGI YARITDIM, ÖTÜKEN YISDA YIG IDI YOK ERMIS


Mesajı Yazan: Kandemir
Mesaj Tarihi: 08 Nisan 2005 Saat 22:21

Orjinalini yazan: Ahmet Fatih

BAÞBUÐUN BILE ÖVGÜYLE SÖZ ETTÝÐÝ FETHULLAH GÜLENE ATILAN IFTIRALARI KINIYORUM

Siyasetçiler zaman zaman birtakim dengeleri saglamak için buna benzer söylemlerde bulunurlar.. .Adi üstünde 'siyaset'. bu tür söylemlerin dogru veya yanlisligina- fayda veya zararlarina ilerleyen zaman karar verecektir.

 

 

 



-------------
Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca;
Namert bir el arkandan seni vurur kadınca;
Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca
Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına...



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 13:41

.................

Alıntı yaptığın site'nin bağlantısı'nı verseydin tüm site'yi kopyalama'ya gerek kalmazdı. Sana fetoş'u desteklemek için ne güzel bir şans verilmiş işte...otağı kirleterek bu fırsat'ı tepme.



-------------


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 18:48

Ahmet fatih kardesim

sanirim fikirlerini yazarsan daha güzel olur yani tartisiriz konuyu birbirimizin fikirlerini paylasiriz,bu oy meselesi  pek çok siyasetciyi tarikatlara ve baska topluluklara yanasmaya itmistir.



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 22:32
ARKADASLAR FETHULLAH GULENE BTP TARAFINDAN PEK COK IFTIRA ATILDI. BUNLARI TEKER TEKER ISPATLAYABILIRIM. MESELA KENDISINE AIT OLMAYAN CUMLELER FETHULLAH GULENIN FASILDAN FASILA KITABINDADIR DENIYOR. BUNLAR TAMAMEN IFTIRADIR O KITAPTA BU CUMLELER KESINLIKLE YOK. VAR DIYEN SAYFASINI SOYLESIN VE ISBAT ETSIN. SIMDI HAYDAR BASCILARDA BU CD LERI KENDILERININ YAPMADIKLARINI SOYLUYORLAR. YAPTIKLARI ISE SAHIP CIKAMIYORLAR. VE HAYDAR BASIN YAPTIKLARINIDA SAVUNAMIYOR ES GECIYORLAR. EVET BIZLER MILLIYETCIYIZ VE BUNDAN DOLAYIDA PKK NIN ULKEMIZDE SEVMEDIGI TEK CEMAAT BIZIZ. DUNYANIN DORT BIR TARAFINDAKI TÜRK OKULLARININ ACILMA SEBEBI DE BUDUR. BU OKULLARDA TURKCE OGRETILMEKTE BAYRAGIMIZ DALGALANDIRILMAKTA VE TURKIYE SEVGISI VERILMEKTEDIR. HIC KIMSE BUNUN AKSINI ISBAT EDEMEZ BEN CANLI SAHIDIYIM.


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 22:36
ACIKCA SOYLEMEK ISTERIMKI BIZLER KENDIMIZI SIZLERE RP YE GORE DAHA YAKIN HISSEDIYORUZ. AMA YETERKI SAMANLIK HRISTIYANLIK GIBI ISLAM HARICI YOLLARA SAPMAYIN. BASBUG PUTPERESTLIGI KESIN BIR DILLE REDDETMISTI. BENIM KAYIN PEDERIMDE BIR ILIN MHP IL BASKAN YARDIMCILIGINI YAPTI.


Mesajı Yazan: ALMILA
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 22:42
Allah askina sayin Ahmet Fatih, atin ama biraz ufak atinda civcivlerde yesin. Tanidigim bir arkadas bana: Hepimizin tabani RP'dir, herkes oradan yetisti, ama simdi cogumuz AKP'yi destekliyoruz dedi.
Siz hangi nurculardan bahsediyorsunuz?


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 22:45

Sn  A.Fatih

Samanlik ,hiristiyanlik ,dini inançlardir bizim isimiz olmaz insanlarin inanci ile yeterki bu inanci ,inanclari kullanarak inasanlari kandirma yoluna gitmesin.



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:01

HEPIMIZIN TABANI RP DIR VS DEMEK KESINLIKLE YALANDIR. HOCAEFENDININ TABANI ASLA RP DEGILDIR. SAID NURSI BU HAREKETI BASLATTIGINDA ZATEN ERBAKAN BILE YOKTU. ATATURKUN DONEMI IDI. LUTFEN YANLIS BILGILERIN UZERINE YORUM BINA ETMEYELIM. HOCA EFENDI ERZURUMLUDUR VE HER ERZURUMLU GIBI ODA MILLIYETCIDIR. ERZURUMDA KOMINIZMLE MUCADELE DERNEGININ KURUCULARINDANDIR.



Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:04
Feto yu palazlandiran ap ve sürecinde rp dir  ilk baslangic dp ile olmustur .

-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:08

ISLAM OLMAZSA MILLIYETCILIK ASIRI UCLARA KAYABILIR. BU SEBEPLE ISLAMA COK SIKI SARILMAK GEREKMEKTE. ONU ARABIN DINI OLARAK GORMEMEK GEREKMEKTE. TÜRK ISLAMI ISLAMIN DUNYA TARAFINDAN KABUL GOREBILECEK EN GUZEL YORUMUDUR. ATALARIMIZIN YASADIGI ISLAM HOSGORU VE INSAN SEVGISI ILE KOLAYCA DUNYAYA YAYILABILECEK OZELLIKLERE SAHIPTIR. BUTUN KITALARA YAYILAN MEVCUT TÜRK KOLEJLERIDE BU ANLAYISLA MILLETIMIZI DUNYAYA TANITMAKTADIR. BUTUN DUNYA HALKLARIDA EVLATLARINI BU OKULLARA VEREREK BIZE GUVENDIKLERINI ISBAT ETMEKTEDIRLER.

SEVGILI ASINA IYI AKSAMLAR SELAMLAR...



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:09
NIYE HAKARET ETME IHTIYACI DUYUYORSUN ANLAYAMIYORUM...


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:14
Hakaret ?????

-------------


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:17

Islam cihanisumuldur  kimse arabin dini olarak görmüyor,ama Müslümaniz diyede arap milliyetciligini kabul edecek degiliz.

Iyi aksamlar kardesim.



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:21
SELCUKLU VE OSMANLI HICBIR ZAMAN ARAP EGEMENLIGI ALTINA GIRMEDI. KENDI ISLAM YORUMUYLA ARAPLARI GECTI. TURK KOLEJLERI AYNI KULTUREL USTUNLUGU MILLETIMIZE TEKRAR YASATACAGINI DUSUNUYORUM.


Mesajı Yazan: ALMILA
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:24
Peki 'dinler arasi diyalog' ile ilgili ne dusunuyorsunuz?


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 11 Nisan 2005 Saat 23:30

Bahsi geçen kollejlerde yerel dil ve ingilizce ile egitim veriliyor ,Türkce olarak birkaç sarki türkü ögretildigini biliyorum..

hakareti kimden gördün? aciklik getirirmisin .



-------------


Mesajı Yazan: ALPEREN
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 00:19


Ben konuya surdan baslamak istedim....said'i kurdi ve fetullah g....n ini savunanlar sunlara bir açiklama getirsin ...ama ben belge bilgi birikim'le yaklastigim için savunanlar'da bana belge bilgi birikim'le cevap versin...

said'i kurdi'nin kurt teali cemiyetinin kurususu oldugunu bilmemezlik'ten gelen'ler asagidaki yazdiklarima cevap versin..

Kürt Said'in 1327 ( 1909 ) yilinda, Ýstanbul'da Vezir hanindaki Ýkbal-i Millet matbaasinda basilmiþ bir eseri vardir. Adi: "Ýki Mekteb-i Musîbetin Þahâdetnâmesi Yahut Divan-i Harb-i Örfî ve Saîd-i Kürd-î" dir. Kendisinin Saîd-i Kürd-î Yani Kürt Said) oldugunu tastik ettigi bu eserde, eserin muharriri diye de kendisini "Bedîüzzaman" diye taktim etmektedir. Eserin tâbii, yani editörü de "Kürdîzade Ahmed Ramiz" dir. yani dört baþi mâmur bir eser. Bu 48 sayfalik eserin "hâtime" kismi (44-48. sayfalar) Kürt Said'iin içyüzünü göstermesi bakimindan çok ilgi çekicidir. Bunun aynen aliyor ve agdali bir dille yazildigi için açik Türkçeye çeviriyorum: Ebnâ-i cinsime burada birkaç söz söylemezsem, bence bahs nâtamam kalir. ( Soydaþlarima burada birkaç söz söylemezsem, bence bahis eksik kalir.)

Ey Asurîler ve Keyânîlerin cihangirlik zamanindan piþdar, kahraman askerleri olan arslan Kürtler!... Beþyüz sene yattiniz. Yeter artik. Uyaniniz. Sabahtir. Yoksa sahrâ-i vahþette vahþet ve gaflet sizi vahþet sahrasinda yagma edecektir. Hikmet-i ilâhî denilen makine-î alemin nizami ve telgraf hatti gibi umum âleme mümted ve müteþa'ib kanun-i nûrân-î ilâhînin müessisi olan hikmet-i ilâhî ufk-i ezelden engüþt-i kaderi kaldirmiþ, size emrediyor ki, tefrika ile katre katre müteferrik su gibi zayi olan hamiyet ve kuvvetinizi fikr-i milliyetle tevhit ve mezcederek zerrâtin câzibe-i cüz'iyyeleri gibi gibi bir câzibe-i umum-î millî teþkili ile Kürt gibi bir kütle-i azîmi küre gibi tedvir ederek þems-i þevket-i islâmiyye Osmâniyyenîn mevkibinde bir kevgeb-i münevver gibi câzibesini ittiba ile muvazene ve âheng-i umumiyyeyi muhafaza ediniz. ( = Ey Asurlular ve Ahemenidlerin cihangirlik zamaninda, onlarin öncüleri ve kahraman askerleri olan arslan Kürtler! Beþyüz yildir yattiniz. Yeter artik. Uyaniniz. Sabahtir. Yoksa vahþet ve gaflet sizi vhþet sahrasinda yagma edecektir. Ýlâhi hikmet denilen âlem makinesinin nizami ve telgraf hatti gibi bütün âleme dalbudak salan Tanri'nin nurlu kanununun kurucusu olan ilâhî hikmet, ezel ufkundan kader parmagini kaldirmiþ size emrediyor ki: Ayrilik, gayrilikla damla damla daginik sular gibi boþa giden hamiyet ve kuvvetinizi milliyet fikriyle birleþtirip kaynaþtirarak zerrelerdeki küçük cazibelerden bir umumî ve millî cazibe teþkili ile Kürtler gibi büyük bir kütleyi dünya gibi döndürerek Ýslâm ve Osmanli þevket güneþinin mevkibinde parlak bir yildiz gibi cazibesine uymakla muvazeneyi ve umumî ahengi muhafaza ediniz.)

Gelelim fethullah g....ne..papaya yazdigi su rica mektubu'na biri açiklama getirsin....

Þimdi de Fetullah gülen (Rabbin aciz kulu)in Papa vatikan ziyaretinde vermiþ oldugu dinimize ve vatanimaza ihanet mektupu aktariyorum.
Ýþte o mektup:

Pek muhterem Papa cenaplari,

Üç büyük dinin dogum yeri olarak bilinen topraklarin dünyayi daha iyi yaþanabilir bir mekan kilma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasiyla bilen halkindan size en içten selamlari getirdik. Yogun gündeminizde bize zaman ayirarak sizinle müþerref olmayi bahþettiginiz için zatialilerinize en derin kalbi teþekkürlerimizi sunariz.

Papa 6. Paul cenaplari tarafindan baþlatilan ve devam etmekte olan Dinlerarasi Diyalog Ýçin Papalik Konseyi (PCID) misyonunun bir parçasi olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk ediþini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir þekilde hatta biraz cüretle, bu pek kiymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardimlarimizi sunmak için size geldik.

Ýslam yanliþ anlaþilan bir din olmuþtur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardir. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret bu yanliþ anlamanin büyük oranda azalmasina katki saglayabilir. Müslüman dünyasi, Ýslam'in asirlarla ölçülen yanliþ algilanmasini silip atacak bir diyalog imkanini bagrina basacaktir.

Beþeriyet, çeliþen görüþler ortaya koyduklari gerekçesiyle, zaman zaman bilim adina dini, din adina da bilimi inkar etmiþtir. Bilginin tamami Allah'a aittir ve din Allah'tandir. O halde bu ikisi nasil çeliþebilir? Ýnsanlar arasinda anlayiþi ve hoþgörüyü artirmaya yönelik dinlerarasi diyaloga yönelik ortak gayretlerimiz çok iþ görebilir.

Kendi memleketimizde þimdiye kadar çeþitli Hiristiyan mezheplerinin liderleriyle diyalog içinde olduk. Bu naçiz gayretlerin boþa çikmadigini acizane ifade etmek isteriz. Amacimiz bu üç büyük dinin inananlari arasinda hoþgörü ve anlayiþ yoluyla bir kardeþlik tesis etmektir. Bizler bir araya gelmek suretiyle sözde medeniyetler çatiþmasinin gerçekleþmesini görmek isteyen yolunu þaþirmiþ ve þüpheci kimselere karþi dalgakiranlar gibi, isterseniz bariyerler gibi deyin, karþi durabiliriz.

Geçen yil bazi ünlü uluslararasi bilim adamlarinin katildigi medeniyetlerarasi bariþ ve diyalog konulu bir sempozyum düzenledik. Bu gayretin baþarisindan aldigimiz teþvikle bu tür etkinlikleri tekrarlamak istiyoruz. Halihazirda üç büyük dinin baglilari arasindaki baglari güçlendirmeye yönelik olarak dinler arasi diyalog konusunda Vatikan'in da temsil edilecegini ümit ettigimiz bir konferans düzenleme sürecinde bulunuyoruz.

Yeni fikirlerimiz varmiþ iddiasinda bulunmuyoruz. Yine müsamahaniza siginarak, bu misyonun hedeflerine yakindan hizmet etmek için üstlenmek istedigimiz birkaç teklifte bulunmayi arzu ediyoruz. Hiristiyanligin üçüncü bin yilina giriþi münasebetiyle yapilacak kutlamalar vesilesiyle Ortadogu'daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazi kutsal yerlere müþterek ziyaretleri içeren birçok etkinlikler önermek istiyoruz. Bunu Sayin Cumhurbaþkanimiz Demirel'in, cenaplarinin ülkemizi ziyaretine ve mezkur kutsal mekanlari göstermeye davetini tekrarlamak için bir firsat addediyoruz. Anadolu halki size misafirperverligini göstermeyi ve þevkle selamlamayi hararetle beklemektedir. Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudüs'ü birlikte ziyaret etmemize davetiye çikarabiliriz. Bu ziyaret bu mübarek þehri Hiristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanlarin, hiçbir kisitlama, hatta vize dahi olmaksizin serbestçe ziyaret edebilecegi uluslararasi bir bölge olarak ilan etme gayretlerine yönelik dev bir adim teþkil edebilir.

Üç büyük dinden liderlerin iþbirligi ile, ilki Washington DC'de olmak üzere muhtelif dünya baþkentlerinde bir konferanslar serisinin gerçekleþtirilmesini teklif ediyoruz. Ýkinci serinin zamani için Hz. Ýsa'nin dogumunun 2000. yildönümü ideal olabilir.

Bir ögrenci degiþim programi da çok faydali olacaktir. Ýnançli genç insanlarin birlikte egitim görmesi birbirlerine yakinliklarini artiracaktir. Ögrenci degiþim programi çerçevesinde üç büyük dinin babasi oldugu ikrar edilen Hazreti Ýbrahim'in dogum yeri olarak bilinen Urfa þehrindeki Harran'da bir ilahiyat okulu kurulabilir. Bu, ya Harran Üniversitesi'ndeki programlarin geniþletilmesi suretiyle ya da üç dinin ihtiyaçlarini da temin edecek þumullü bir müfredata sahip bagimsiz bir üniversite þeklinde gerçekleþtirilebilir.

Önerilen programlar aþiri büyük iþler gibi algilanabilir; ama bunlar eriþilmez degildir. Dünyada iki tip insan vardir. Bazilari kendilerini topluma adapte etmeye çaliþir. Diger bazilari ise topluma uymaktansa toplumu kendi degerlerine adapte etmek ister. Toplum bütün ilerlemeleri bu ikinci tip insanlara borçludur. Onlari yarattigi için Rabb'e þükürler olsun.

M. Fethullah Gülen / Rabb'in aciz kulu / 9 Þubat 1998

Birde vatikan'da çekilmis olan din'ler arasi dialog masali ile haç'li zihniyeti'ne hizmet edenler su resimler için'de bir açiklama getirsin.

.

Ýþte Fethullah Gülen

' Sen onlarin dinine uymadikça ne yahudiler ne de hiristiyanlar senden aslâ hoþnut olmazlar.' (Bakara: 120)
Yahudi Hahambaþi David Aseo ile  

 

“Ey iman edenler, Yahudi ve Hiristiyanlari Dost edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlari dost edinirse, kuþkusuz onlardandir. Þüphesiz Allah zalimler topluluguna hidayet vermez!”(Maide 51)
Papa ile  

 

“ Onlar, müminleri birakip kafirleri dost edinirler. Kuvvet ve þerefi onlarin yaninda mi ariyorlar? Þüphesiz bütün kudret ve þeref ALLAH'indir. ” (Nisa 139)
http://www.patriarchate.org/">Istanbul'u KONSTANTINAPOLIS olarak ananlarla !!! (Bartelemeos) ile...!

 

Turgut Özal'li günlerde Zaman gazetesinde tam bir buçuk sayfalik yer Bartelemos'a ayrilmiþ, kendisine övgüler düzmüþlerdi. Peygamber diye (haþa!) ilan etmedikleri kalmiþti sadece.

 

“Eger onlar Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilen Kur’an’a inanmiþ olsalardi, onlari dost edinmezlerdi. Fakat onlarin çogu yoldan çikmiþlardir.” (Mâide: 81)




soracaklarim daha bitmedi...said'i kurdi neden risaleyi nur'da (sayiklamalarinda)""sakirt""ibaresini kullaniyor??? sakirt Islam lugatin'da hiç geçmez..sakirt yahudi"ler katolik'ler ve simdinin misyonerleri kullanir...



-------------
     



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 09:18

FETHULLAH GULEN VE DIYALOG

Biz hosgörü, diyalog, herkese saygi, herkesi konumunda kabullenme derken, Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem)’in Medine Vesikasi’ni seslendiriyor, Veda Hutbesi’nde beyan buyurdugu hakikatleri haykiriyoruz. öylece vazifemizi ve vecibemizi yapiyoruz. Bizden öncekiler bu noktada kusur yapmis, dâhilî veya hâricî sebeplerle, hakli ya da haksiz nedenlerle farkli bir yolda yürümüs olabilirler. Bunlar bizi alakadar etmiyor, biz yapabilirsek, yapabiliyorsak vazifemizi yapiyoruz.

1990’li yillarin ortalarindan itibaren girilen hosgörü ve diyalog sürecinin dinî temelleri adina bazi seylerin yerli yerine oturmadigini görüyorum. Bunlar, gerek bu sürece can-i gönülden destek veren dost ve taraftar çevre, gerekse bunun Islamî nasslarla çerçevelenen esaslara aykiri oldugunu iddia eden Müslüman çevrenin gözden kaçirdigi esaslardir. Birinciler bu sürecin yeniden baslamasina -dikkat edin “yeniden baslama” diyorum- vesile olan kisi/kisiler veya kurumlari ön plana çikartirken, ikinciler nasslari siyak-sibak bütünlügünden kopararak yaptiklari yorumlarla bu sürece öncülük edenlere “bid’atkâr”dan “kâfir”e uzanan çizgide ithamlarda bulundular/bulunuyorlar.

Hosgörü, diyalog veya bizim kullandigimiz istilah ile herkesi kendi konumunda kabul etme düsüncesi ve bunun hayata intikali meselesi, Islam tarihinde bizimle ortaya çikmis bir sey degildir. Sadece Medine Vesikasi’ni bu gözle incelemeye alalim ve su sorularin cevaplarini düsünelim: Hangi din, hangi irk, hangi milletten olursa olsun, insanin din, hayat, seyahat, tesebbüs ve mülk edinme hakkinin oldugunu Insanligin Iftihar Tablosu o mübarek sesini yükselterek âleme duyuruyor mu duyurmuyor mu? Bu haklarin dokunulmaz ve ayni zamanda mukaddes oldugu Vesika’da var mi yok mu? Ayni hakikatler baska bir dille, baska bir anlatma üslubu ve edasi ile Veda Hutbesi’nde tekrar ediliyor mu edilmiyor mu? Medine Vesikasi ile Veda Hutbesi arasinda yaklasik on yil vardir. Demek bu on yilda bir çizgi degisikligi yok; aksine bu konuda tahsidat var ve bu haklari tahkim var.

Bu kabuller sadece Medine Vesikasi’nda ve Veda Hutbesi’nde zikredilmekle kalmamis, edebiyat tarihine edebi bir risale olarak tevdi edilmemis; agizdan çikan bu hakikatler ayni zamanda hayat olmustur. Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) bunlari bizzat yasadigi gibi takip eden dönemlerde Rasit Halifeler, tâbiîn ve tebe-i tâbiîn yasamistir. Fetih dönemlerinde, Müslümanlar nerede kilise ve havralari yikmislardir? Nerede azinliklarin haklarina dokunmuslardir? Nerede vicdan hürriyetine kisitlama getirmislerdir? Ve nerede düsünce hürriyetini tahdit etmislerdir? Tarihte Müslümanlarin vesayeti altinda yasayan azinliklar, Müslümanlarin kendilerine neler bahsettiklerini, kendilerine taninan bu haklar baska isgal güçleri tarafindan ellerinden alindigi zaman ancak anlamislardir. Demek ki bizim mazimizin özü, üsaresi budur. Dolayisiyla bu, bizimle baslayan bir süreç degildir.

Efendimiz (sav) ve diyalog...

Fakat sunu da kabullenmek gerekir ki, bu hakikatler 15 asirlik Islam tarihinde her zaman Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’in, Rasid Halifeler’in gözettigi hassasiyet içinde uygulanmamistir. Uygulanmamistir çünkü isin özünü hazmedemeyen, içine sindiremeyen insanlar üst makamlari tutmus, Islam ile bagdastiramayacagimiz dünyevi düsünceler ön plana çikmis, makam sevdasi, menfaat duygusu, kabile taassubu ve benzeri nice menfilikler ortaya çikmistir. Buna bagli olarak gün gelmis nasslar farkli yorumlamalara konu olmus, gün gelmis bu farkli yorumlar pratige yansimistir. Dolayisiyla -halk tabiriyle ifade edelim- Islam adina nice kabaliklar yapilmistir; ama bunlar, esasinda Islam’in degil, Müslümanligi hazmedememis insanlarin tavirlarina ait kabaliklardir.

Meseleye bu zaviyeden bakinca anlasilacaktir ki, biz hosgörü, diyalog, herkese saygi, herkesi kendi konumunda kabullenme derken, Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)’in Medine Vesikasi’ni seslendiriyor, Veda Hutbesi’nde beyan buyurdugu hakikatleri haykiriyoruz. Böylece vazifemizi ve vecibemizi yapiyoruz. Bizden öncekiler bu noktada kusur yapmis, dâhilî veya hâricî sebeplerle, hakli ya da haksiz nedenlerle farkli bir yolda yürümüs olabilirler. Bunlar bizi alakadar etmiyor, biz yapabilirsek, yapabiliyorsak vazifemizi yapiyoruz.

Dikkat edin vazife ve vecibe diyorum. Dolayisiyla bunu bir fazilet saymayin. Bundan fazilete terettüp eden seyleri beklemeyin. “Hiç mi kiymeti yok?” diye aklinizdan geçirebilirsiniz. Evet, sizin öncülügünü yaptiginiz bu süreç belki bir kiymet ifade ediyor olabilir ama bu kiymet çoklari bu düsünceye uyanmadigi ya da bunu yapmadigi içindir. Yani nedretten dolayi bir kiymet-i harbiyesi vardir. Yoksa vazifenin zati degerinden dolayi degil. Bir baska ifadeyle; nasil ki, piyasada nedret oldugu zaman birden bire emtianin degeri yükseliverir, bu da öyledir. Hosgörü ve diyalog diyen bu insanlara “faziletli”, “erdemli” denmesi, el üstünde tutulmalari, baris kahramanlari gibi isimlerle anilmalari hep bu sebepledir.

Burada bir baska hususa isaret edeyim: Bana kalirsa bu süreci isimlendirmemek en iyisi. Hosgörü süreci, diyalog süreci gibi seyler de demeyelim. En iyisi neticesi henüz belirlenmemis, nereye varacagi henüz kestirilememis bir meseleye ad koymamaktir. Birakalim onu zaman koysun veya zamani gelince biz koyalim. Kim bilir bu süreçte daha nice yumusak ve kucaklayici mülahazalar olacak, bu mülahazalar herkesi umudumuzun üstünde yumusatacak, o zaman hosgörü, diyalog kavramlari bile mevcut durumu tarif etmek için yetmeyecektir. Kim bilir?

Evet, girilen bu süreci bütünüyle bizim temel kaynaklarimiza baglayabilir, onlardan akip geldigini söyleyebiliriz. Ben bu konuda çok israrliyim. Çünkü bu mesele falanin-filanin iç inceliginin ifadesi degildir. “Böyle davranirsam kendi düsüncem, kendi gayem adina yol alirim, mesafe kat ederim.” mülahazasina bagli bir tavir da degildir. Böyle olmadigi için dünya elli defa hallaç olsa, yüz defa degisse biz hep ayni düsünceleri ifade edecegiz; edecegiz zira temel kaynaklarimiz farkli düsünmeye müsaade etmemektedir.

Öte yandan, kaynaklarimiz bunun böyle olmasini söylüyorsa, bunu bir vazife ve vecibe olarak müntesiplerinin omuzlarina yüklüyorsa bu süreci biz kendimize mal edemeyiz. Hiç kimse de edemez. O sizin sefkatinizin, merhametinizin ürünü degildir. Aksine Islam’in sefkati, merhametidir.

Yalniz her meselede oldugu gibi bu süreçte de bazen olur ki konjonktürün gerektirdigi bazi farkliliklar zuhur edebilir. Mesela, küçük çapta ve aksi istikametteki irade ve gayretlerimize ragmen sartlar öyle gerektirir ve bir devlet devletimize savas açarsa o zaman biz yine dinimizin belirledigi sekilde, savas hukuku adina ortaya koydugu disiplinlere göre hareket ederiz. Daha dogrusu hareket etmek mecburiyetinde kaliriz. Nitekim bu o dönemin yükümlülügüdür. Fakat sunu unutmamak lazim, savas kisilerin ve kurumlarin degil ancak devletin/devletlerin karar verecegi bir hadisedir.

Bir diger önemli konu da; bir gerçegi ortaya koyma, hakkini teslim etme mevzuunda siz ve sizin disinizda birileri bu süreçte rol alanlara bir isim koyuyorsa mübalaga etmemelilerdir. Bahsi edilen sürece öncülük yapanlara “fikir mimarlarimiz, gelecegin fikir isçileri, baris kahramanlari..” gibi seyler denirken mübalaga edilmemesi gerekir.

Evet, isterseniz tekrar basa dönelim ve tekrarlayalim; artik bu sürecin kurallari ortaya konmus ve yaklasik 10 yildir islene islene bir seviyeye gelmistir. Bu bir ibdâ (öncesi olmadan yeni ortaya konmus bir sey) degil, ihyadir. Sifirdan insa degil kullanilmaya kullanilmaya körelmis kuyulardaki suyu tekrar gün yüzüne çikartma gibi, kullanilmaya kullanilmaya bize yabanci olmus, hakkinda “yok” hükmü verilmis ama aslinda zatinda mevcut olan bir seyleri yeniden ortaya çikartmadir. “Insan hayvan degildir. O ne bir hayvan-i nâtiktir (konusan hayvan), ne bir hayvan-i hassas (hisseden), ne hayvan-i mâsî (yürüyen), ne de hayvan-i müteharriktir (hareket eden). O insandir. Konusan, duyan ve hisseden, yürüyen, hareket eden ve her seyin suurunda olan, akliyla muhakeme yapan, bugünü yarinla beraber mukayese eden, kendini yarinlara göre hazirlayan, çok genis ve engin ufuklu hatta ufku kâinatlari da asip nâmütenâhîye ulasan, fizigin, kimyanin kurallarinin geçmedigi yerlerde dolasan, ta Allah’a, Esmâ-i ilahiye’ye, sifât-i sübhaniye’ye kadar varan, ulasan bir varliktir. Öyleyse buna göre davranisimiz farkli bir çizgide olmali, farkli kistaslar ihtiva etmelidir. Insanlarla olan münasebetlerimiz de elbette insan olma esprisine bagli cereyan edecektir.” diyoruz.

Pekâlâ hiç mi yoktu sizden evvel bunlari telaffuz edenler? Elbette vardi; vardi ama bugünkü oldugu kadar yayginlasmamisti. Bunlar, fikir planinda ortaya konulan, kitap sayfalari arasinda kalan, genis uygulama alani bulamayan düsüncelerdi. Bilemem belki bu yüzden yakin ve uzak dost çevrelerden bunu anlamayan, anlamamakta israr eden kisiler olmustur. Belki hasetten, kiskançliktan, kendileri bu ise öncülük yapmadigi için olumsuz mülahazalar ile yaklasanlar oldu, hâlâ da var. “Gavurlasma” saydilar bu girilen süreci.

Fakat her seye ragmen girilen bu yolda veya yukaridaki yaklasimimiz içinde neticede alacagi veya bizim verecegimiz isim, unvan ne ise iste onda mesafenin yarisi kat edilmistir. Motor çalismis, araç harekete geçmistir, geriye dönülmesi artik mümkün degildir. Sadece sartlara, konjonktüre göre bir kisim koordinatlarin degistirilmesi olabilir. Bunda da biraz sabirli olmak ve beklemesini bilmek gerek. Elektrikle isleyen aletlerde veya elektronik sistemlerin harekete geçmesinde bile bir bekleme süresi vardir. Burada da bekleme süresine ihtiyaç duyulmasi gayet tabiidir.

“Yolun yarisi alinmistir” dedik ama bu is bundan sonra ters yüz edilemez, dagitilamaz, kimse bozamaz iddiasinda da degiliz. Her seyden evvel biz Allah’in inayetiyle kendimizi böyle bir tabiyede bulduk. Allah’in inayetiyle geç kalmis olsak bile durumu iyi okuma, imkanlari degerlendirme zemini bulduk. Ümidimiz yine Allah’in inayetiyle bunun devam edecegi istikametindedir. Tek tarafli yani bizim cânibimizden bir ahdi bozma olmazsa bu is devam eder. Ama bizden bir ihanet olursa, Allah’a karsi münasebetlerimiz bozulursa, O da muamelesini degistirir. Bir baska tabirle muhlisînden (ihlâsli kullardan) olmazsak Allah bugüne kadar meccanen (karsiliksiz) verdigi lütuflari çeker alir elimizden. Dua edelim, bizi ihlâstan ayirmasin, verdigi lütuflari elimizden almasin. Çünkü dünyanin esasen bu türlü bir anlayisa, bu türlü bir mülâhazaya, eskilerin ifadesiyle, esedd-i ihtiyaç ile ihtiyaci var.

Allah’imiz bize yeter...

Sözün basinda iki çevreden bahsettim. Bunlarin ikisi de dost çevredendi. Bir de düsmanlar var. Düsman demek de istemiyorum; istemiyorum çünkü Allah tanimaz, Peygamber kabul etmez, manevi veya kudsi kavrami içine girecek her seye kapali bir çevrenin dahi bu süreçte bir yeri var. Tipki Efendimiz (aleyhissalâtü vesselâm)’in müsriklerle münasebetlerinde oldugu gibi. Ama onlar bu sürece karsi almis olduklari tavirlarla o ismi kendilerine kendileri veriyor ve “Düsmaniz biz! Sizden gelecek her türlü hayra ve iyilige hayir!” diyorlar. Bu, alabildigine mütemerrid, kendi menfaatlerinin ötesinde ne milleti, ne devleti, ne de insanligi düsünmeyen paranoyak bir çevredir.

Evet, bizim bunlara karsi bir yaptirim gücümüz yok ama Allah’imiz var. “Hasbünallâhu ve ni’me’l-vekîl. Ni’me’l-Mevlâ ve ni’me’n-Nasîr”imiz var. “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” gibi bir hazinemiz var; dopdolu, hiç bitmeyen, kullandikça artan bir hazine. Korkmayin Allah yaninizda ise size kimse bir sey yapamaz. Asrin Beyin Yapicisi’nin sik sik vurguladigi gibi: “Endise etmeyin kardeslerim! Biz inayet altindayiz.”

Bir serçe bir kartali

Salladi vurdu yere

Yalan degil dogrudur

Ben de gördüm tozunu

diyor ya Yunus. Öyle de gün gelecek kartal yuvarlanacak, serçe de gülecek. Çünkü küçüge büyük seyler yaptiran Allah’tir. Ye’se düsmeyin. Yeis “mâni-i her kemâldir”. Bir bataktir o. Akif’in ifadesi ile düserseniz bogulursunuz. Azminize simsiki sarilin; sarilin çünkü önünüzde kat edeceginiz yol daha çok uzun. Geçilmesi gereken derin sular var. Yine Yunusça diyelim:

Bu yol uzaktir

Menzili çoktur

Geçidi yoktur

Derin sular var.

Fakat o sulardan bogulmadan geçen, öteki vadiyi, öteki kiyiyi kendilerine yurt edinmis, halden siyrilmis, sahib-i makam olmus o kadar çok insan var ki. Siz niçin bunlardan birisi olmayasiniz?



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 09:25

ORTA ASYADA 2.5 SENE KALDIM. OKULLARDA COCUKLAR 4 DIL OGRENMIS OLUYORLAR. 1)KENDI YEREL DILLERI 2)RUSCA 3)INGILIZCE 4) TURKCE OGRENCILERLE DERSLERIN BITIMINDE BELLETMENLER ILGILENIYORLAR. BELLETMENLER INGILIZCE BILMEZLER. DOLAYISIYLA COCUKLAR TURKCEYI EN IYI SEKILDE PRATIK YAPARAK OGRENIYORLAR. DUNYANIN HER YERINDE TURKCE EN GUZEL SEKILDE OGRETILIYOR. KESINLIKLE SADECE BIRKAC SARKIDAN IBARET KALMIYOR.



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 10:00
SAKIRT KELIMESINI BIR AZARBEYCAN TÜRKÜNE SOR MANASINI SOYLESIN. SAID NURSIYE ISNAD EDILEN KITAP VE CUMLELER KESINLIKLE ONA AIT DEGILDIR, ONUNLA ALAKASI YOKTUR. BU SAHIS BELKI DEVAMLI KENDISIYLE KARISTIRILAN SEYH SAID OLABILIR. PAPAYA VERILEN (KI ADAM MUSLUMAN OLARAK OLMEDIGINDEN CEHENNEME GITMISTIR) MEKTUBUNDA KAYNAGINI RICA EDIYORUM. DIYALOGLA ALAKALI YUKARIDAKI YAZI HOCAEFENDININ KENDISINE AITTIR.


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 10:03

SAID NURSI VE KÜRTLÜK DURUMU

MEHMET KUTLULAR CEVAP VERMIS :

Kürt sorununu sormak istiyorum. Bu soruna nasil bakiyorsunuz?
- Hiçbir Kürt vatandasimizin hak noktasinda benden daha az hakki yok. Kendi aralarinda dillerini istedikleri gibi konusuyorlar. Biz devlet okullarinda Kürtçe egitime karsiyiz. Dünyanin hiçbir yerinde böyle bir sey yok. Özel okullar açilmasina itirazim yok. Ama devlet okulunda Kürtçe egitim olmaz. Türkiye Cumhuriyeti'nin kanunu var. Bu kanuna göre devletin resmi dili Türkçe'dir. 12 Eylül'e kadar Kürtçe konusma sorunu yoktu. 12 Eylülcüler, PKK meselesinden dolayi biraz siki tuttular. Bu da yanlisti. Efendim, "Kürtçe egitim verilsin." Hayir efendim böyle bir sey olmaz. Türkiye'de yirmi bes irk var.
- Medresetü'z-Zehra projesinde Kürtçe'ye yer verilmiyor mu?
- Bediüzzaman, "Kürtçe nesriyat yapilsin" demiyor. Üstad, "Arapça vacip, Türkçe lâzim, Kürtçe caiz" diyor. "Caiz" demek, "ihtiyaç oldugu zaman kullanilir" demektir. Bunun seriatta anlami budur. Kürtçe ögretilse de bir ise yaramaz. Ne dünyada bir geçerliligi var, ne de Türkiye'de kullanabilecegi bir alan. 12 Eylül'e kadar Kürtlerin dillerini ögrenme ve kullanmasinda bir zorluk yoktu. Kürtler milletvekili olabiliyor. Her türlü ticareti yapabiliyorlar. Devletin bazi meselelere karsi kafasi bozuk. Biz iki bin mahkeme geçirdik. Kürtler bizim kadar çekmedi. Fiilî duruma geçildikten sonra zarar gördüler. Üstad, Seyh Said'e taraf çikmadi. Devletin, her gruba potansiyel bir tehlike olarak baktigi bir gerçek. Bu yanlis, ama buna karsi silah kullanmak da yanlis. '"Kürtçe egitim verilsin" diyorlar. Bu olmaz. Türkiye'de bir sürü irk var. Devletin Kürtçe egitim vermesi yanlis. Devlet baskilarini tasvip etmedigimiz gibi, devlet düsmanligini da dogru bulmuyoruz. Bunun için devlet kurmaya çalisilmaz. Üstad, birlik ve beraberligi savunuyor. Bakiniz Üstad, "Kürtler iyi bir vücut, Türkler ise iyi bir kafadir. Beraber olmanizda fayda var" diyor. Üstad neden böyle bir sey söylüyor? Çünkü her irkin bir özelligi var. Kürtler daha ziyade kirsal kesimde, agalik ve seyhlik kültürü içinde yetisen bir toplum. Orada devlet olsa dahi hükmeden, yine agadir. Abdülhamit bunu gördü. Hamidiye Alaylari'ni kurarak orayi yönetti. Bu, bir gen özelligi. Her toplumun kendine has bir yapisi var. Meselâ, Türklerde bir kiz kaçirilsa, en fazla iliskiler kesilir. Ama onlarda namus meselesi oluyor; kaçiran kaçan, her ikisi de öldürülüyor. Din bu yapiya müsaade etmiyor. Ama töreleri böyle



Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 19:20

Kimse saidin fikirlerini yumusatmaya falan kalkmasin ne ,kim,oldugunu ve fikirlerini biliyoruz o  ülkemiz için bir kanser baslangicidir .

ayrica fetosun ,H.bas,ecevit ,Türkes ile olan dialoglari onun Türkiye Cumhurriyetinin altini oymaya çalistigi gerçegini degistirmez.



-------------


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 22:10

Orjinalini yazan: Ahmet Fatih

MEKTUBUNDA KAYNAGINI RICA EDIYORUM. DIYALOGLA ALAKALI YUKARIDAKI YAZI HOCAEFENDININ KENDISINE AITTIR.

Ha iyi sen bizden kaynak iste  biz senin "yukaridaki yazi hoca efendinin kendisine aittir " dedigini kabullenelim ,ayrica bizi ilgilendiren yukaridaki yazi falan degil papa ya sunulan talihsiz yazidir,madem kabul etmiyorsun  sen bize su mektubun gerçegini (sana göre) yaz ve kaynaginida belirt.



-------------


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 22:12
Orjinalini yazan: Ahmet Fatih

ORTA ASYADA 2.5 SENE KALDIM. OKULLARDA COCUKLAR 4 DIL OGRENMIS OLUYORLAR. 1)KENDI YEREL DILLERI 2)RUSCA 3)INGILIZCE 4) TURKCE OGRENCILERLE DERSLERIN BITIMINDE BELLETMENLER ILGILENIYORLAR. BELLETMENLER INGILIZCE BILMEZLER. DOLAYISIYLA COCUKLAR TURKCEYI EN IYI SEKILDE PRATIK YAPARAK OGRENIYORLAR. DUNYANIN HER YERINDE TURKCE EN GUZEL SEKILDE OGRETILIYOR. KESINLIKLE SADECE BIRKAC SARKIDAN IBARET KALMIYOR.

Orta asya zaten Türk lehçelerinin konusuldugu bir yerdir oralarda okullarda Türkce okunmasi dogal,bize diger yerlerde de Türkce okutuluyor diyebilirmisin ?



-------------


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 12 Nisan 2005 Saat 22:15

Orjinalini yazan: Ahmet Fatih

SAKIRT KELIMESINI BIR AZARBEYCAN TÜRKÜNE SOR MANASINI SOYLESIN. SAID NURSIYE ISNAD EDILEN KITAP VE CUMLELER KESINLIKLE ONA AIT DEGILDIR, ONUNLA ALAKASI YOKTUR. BU SAHIS BELKI DEVAMLI KENDISIYLE KARISTIRILAN SEYH SAID OLABILIR. PAPAYA VERILEN (KI ADAM MUSLUMAN OLARAK OLMEDIGINDEN CEHENNEME GITMISTIR) MEKTUBUNDA KAYNAGINI RICA EDIYORUM. DIYALOGLA ALAKALI YUKARIDAKI YAZI HOCAEFENDININ KENDISINE AITTIR.

 

saidi KÜRDI ye isnat edilen yazilarin altinda hangi paçavrasinin kaçinci sayfasinda oldugu verilir girer bakarsin ,olan birseyi göz göre göre  hayir yoktur yalandir ,demekte ancak bir takiye ciye yakisacak bir girisimdir ama surayi unutmamalisin baya bir takiye ustasi geçti elimizden.



-------------


Mesajı Yazan: ALPEREN
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 01:07

Orjinalini yazan: Ahmet Fatih

SAKIRT KELIMESINI BIR AZARBEYCAN TÜRKÜNE SOR MANASINI SOYLESIN. SAID NURSIYE ISNAD EDILEN KITAP VE CUMLELER KESINLIKLE ONA AIT DEGILDIR, ONUNLA ALAKASI YOKTUR. BU SAHIS BELKI DEVAMLI KENDISIYLE KARISTIRILAN SEYH SAID OLABILIR. PAPAYA VERILEN (KI ADAM MUSLUMAN OLARAK OLMEDIGINDEN CEHENNEME GITMISTIR) MEKTUBUNDA KAYNAGINI RICA EDIYORUM. DIYALOGLA ALAKALI YUKARIDAKI YAZI HOCAEFENDININ KENDISINE AITTIR.


Vay be takkiyeciligin daniskasi iste buna denir...peki diger sayfada belgeler'i ile sundugum resimler'i ile açikladigim..dinler arasi dialog masali için..sen kimi kandirmaya çalisiyorsun...dikkatli'ce inceledinmi resimler montajjjjjjjjjjjjjjj falan degil istersen asli var .........ve gerçek hakikisi'de var.. resimlerin karsisin'da belirtilen Yuce ALLAH Kelam'i KUR'AN dan ayetler var....ayertler'i inkar yoluna gidiyorsan(tovbe tovbe) o senin sorunun ........simdi o ayet'i kerimeler'e bir açiklama getir...!!!!!!!!!!

Gelelim su sakirt meselesine ...sana yazdim..sakirt ""Islam lugatin'da hiç kullanilmaz""sakirt'i yahudiler katolik'ler ve son zamanlar'in misyoner bozuntulari kullanir....yahovanin sahitler'i gibi...

Simdi bak yine belge birikim ile cevap veriyorum..."""ihtiyarlik risalesi""said'i nursi(kurdi)nin..yeni asya nesriyat'tan...yani senin ovguyle bahsettigin mehmet kutlular'in basim evi...den çikan sayiklama'nin 120'inci sayfasin'da ""risalaeyi nur ve sakirtlerine....bla bla bla....127'inci sayfa..sakirt bla bla bla...133'uncu sayfa sakirt bla bla bla ... vs vs simdi bana açikla....""sakirt'i"""kim kullaniyormus ...said'i nurs'i mi yoksa iftirami..

Birde fethullah.g...nin kullandiklari..su Gilman Huri ve perdedarlar'a açiklama getirmisiniz...Sn fetos'çu...



-------------
     



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 10:05

TURK DUNYASIYLA HICBIR BAGININ OLMADIGI BELLI. SANA SAKIRT NE DEMEK BIR AZERBAYCAN TÜRKÜNE SOR DEMISTIM. SORSAYDIN "TALEBE" DEMEK OLDUGUNU OGRENEBILIRDIN. SAID NURSIDE BUNU "KURAN TALEBESI" MANASINDA KULLANMISTIR. NE KADAR YAZIKKI BU KADAR BASIT KONULARLA BILE IFTIRA ATMAYA GAYRET EDIYORSUN. ÜZERINDEKI IFTIRA CAMUR VE YALANLAR ATMAKLA BITECEGE BENZEMIYOR.

GELELIM RESIMLERE. EVET HOCA EFENDI PAPA ILE GORUSTU ELBETTEKI RESIMLER DE CEKILDI. DIYALOG KONUSUNDAKI KENDI ACIKLAMALARINI IYI OKUMANI TAVSIYE EDIYORUM. KURAN AYETLERINIDE KENDI NEFSINIZIN ARZU ETTIGI SEKILDE KULLANMAMANIZI. HER GELEN AYETIN GELIS SEBEBI BELLIDIR. KAFANIZA GORE CEKIP YORUMLAYAMAZSINIZ. GAYRI MUSLUMLERLE HIC GORUSULMEYECEK OLSA IPLERI ONCELIKLE PEYGAMBERIMIZ KOPARIRDI. AMA O BASTA EBU CEHIL HEPSIYLE HAYANIN SONUNA KADAR GORUSTU DAVASINI ANLATTI. SIZLER DIYALOGA KAPALI INSANLARSANIZ BU SIZIN TERCIHINIZ. AMA BASKALARINA KARISAMAZSINIZ. BIZIM INANCIMIZA KENDIMIZE MILLETIMIZE ALLAHIMIZA GUVENIMIZ TAMDIR. KARSIMIZDAKI MISYONERLERDEN KORKMAYIZ. BASTA ORTA ASYA OLMAK UZERE BUTUN DUNYADA ONLARIN KARSISINDA EGITIMIMIZE DEVAM EDIYORUZ. 21. ASIR TÜRKÜN ASRI OLACAKTIR.



Mesajı Yazan: Bora
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 10:40
Turkun asri olacakmis. Hocaniza kalsa Hristiyanlarin asri olacak. Bush' la dusup kalkan Fetos, Irakta' ki Jonnylere dua eden Fetos, 6 senedir Amerikada kalan vatansever Fetos.

-------------
Basarilarda gururu yenmek, felâketlerde ümitsizlige karsi gelmek lâzimdir.
M Kemal Atatürk


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 10:46

Merak etme Turanla iliskilerimiz var ve orada ne olup bittigindende haberimiz var, lafi atlama oralarda zaten Türkce konusuluyor ,Türkce konusulmayan yerlerde ne yapiyorsunuz hangi dili ögretiyorsunuz,Turandaki okullarda neden ingilizce egitim var?



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 11:06
ELHAMDULILLAH BUTUN DUNYADA TÜRKCE ÖGRETIYORUZ. TÜRKCEMIZIN YANINDA INGILIZCEDE OGRETIYORUZ. TURANDAKI OKULLARDA TURKCE EGITIM VERILIYOR. GITDE GOR BAKALIM KAZAK KIRGIZ CUVAS BURYATLI YAKUTISTANLI TUVALI NASIL KONUSUYOR ANLASABILECEKMISIN. BUNLARA BIZIM TÜRKCEMIZIN ÖGRETILMESI GEREKIYOR. HRISTIYAN MISYONERLERLE MUCADELEMIZ BURADA OLDUGU GIBI BILHASSA TURANDA ABD LI MISYONER EGITIMCILERLE DEVAM EDIYOR. ONLARDA ORTA ASYALI GENC TÜRK COCUKLARINI ELIMIZDEN ALIP ABD YE GOTURMEYE CALISIYORLAR. KISKANSANDA DURUM BOYLE. BU SITEDE TURKMENISTANDAN BIR ARKADAS VAR. ORADAKI KOLEJLERIN DURUMUNU HALKIN ILGISINI VE VERILEN EGITIMIN KALITESINI ONA SORABILIRSIN.


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 11:11
Halkin ilgis ,egitimin kalitesi ayri birsey bak dedim sana oralarda konusulan dil ¨Türkcedir yani ana dil Türkcedir (Türkdili kismina bak ana sayfada) oralarda Türkce rusya dagildiktan sonra kader olmustur tabiki ana dile dönecekler bana diger yerlerden bahset ,dünyanin her yeri diyorsun bu yalan.

-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 11:20
SEN HAYATINDA HIC KAZAKLA KIRGIZLA ÖZBEKLE KARA KALPAKLA VS KONUSTUNMU? ONLARA ANADOLU TÜRKCESI ÖGRETMEDEN ANLASABILECEGINIMI ZANNEDIYORSUN? MESELA GUNEY AFRIKAYA GECEN GAZETECILER GITTI GAZETELERINDE YAZDILAR. MOSKOVADA, SEN PETERSBURGDA, ARNAVUTLUKTA, MAKEDONYADA, BULGARISTANDA, TAYLANDDA, KAMBOCYADA NEREDE ISTERSEN TÜRKCE ÖGRETILMEKTE. BUNA INANMIYORSAN AL BILETINI GONDEREYIM SENI ZIYARET ET GÖR GEL.


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 12:11
Gülerim haline elbette anlasirsin onlarla, konustuklari dil Türkcedir lehceleri degisiktir sadece ,biraz gayretle her seyi konusabilirsin onlarla kazak ,azeri,özbek arkadaslarim var ve onlarla konusabiliyorum,bana kalirsa senin haberin yok ezbere konusuyorsun.

-------------


Mesajı Yazan: ASINA
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 12:13
Taylandda, kambocyada, afrikada örettiginiz birkac türkü o da ezbere bize ilk okulda ögretilen ingilizce cocuk sarkilari gibi ,olay bu.

-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 12:33

ASINA KAZAK ARKADASINA SOYLE SENINLE TAMAMEN KAZAKCA KONUSSUN. YADA SANA BIR SAYFA KAZAKCA OKUSUN. BIR SAYFA ICINDEN BIR CUMLE BILE ANLAYAMAYACAKSIN. BEN TURKMENISTANDA 2.5 YIL KALDIM. AZERI TURKCESINI %80 TURKMENCEYI %60 ANLARSIN BASLANGICTA. KIRGIZCADAN KAZAKCADAN YAKUT TUKCESINDEN % 5. AMA GRAMER AYNI OLDUGUNDAN CABUK OGRENIRSIN. RAKKAMLAR AYNIDIR. KELIMELERDE TURKIYEDEN UZAKLASTIKCA FARKLILIK ARTAR.

MESELA TURKMENCEDE :

NASILSIN : NEHILI

KAC PARA : NEÇEDEN

ÇANTA : SUMKA

DEMEKTIR. BIRKAC TURKU SARKI OGRETMEK ICIN YADA ONLARIN KARA KASI KARA GOZU ICIN ORALARA OKUL ACMIYORUZ. MISYONERLER BURADA NEDEN OKULLAR ACMISLARSA BIZDE CEVAP ICIN OKUL ACIYORUZ. BU COCUKLARIN BIR KISMI YAZ TATILLERINDE TÜRKIYE YE GETIRILIRLER. TURKCE KONUSUP KONUSMADIKLARINI KONTROL EDEBILIRSIN.  



Mesajı Yazan: BOZOK
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 12:41

Orjinalini yazan: Ahmet Fatih

SEN HAYATINDA HIC KAZAKLA KIRGIZLA ÖZBEKLE KARA KALPAKLA VS KONUSTUNMU? ONLARA ANADOLU TÜRKCESI ÖGRETMEDEN ANLASABILECEGINIMI ZANNEDIYORSUN?

Onlar'in konustuklari dil bozulmamis Türkçe'dir. Hiç bir ise yaramayan Anadolu lehçesini bu insanlara ögreterek göz yaparken kas çikartiyorsunuz.

 



-------------

BUNÇA YIRKE TEGI YARITDIM, ÖTÜKEN YISDA YIG IDI YOK ERMIS


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 12:47
DIL KONUSUNDA ZIR CEHALET SERGILENIYOR. 70 SENE RUSUN BOYUNDURUGUNDA NE HALE GELMIS DILLERI GIDIN DE BIR GORUN. HALBUKI BIZIM DILIMIZ OSMANLIDA IMPARATORLUK DILI HALINE GELMISTIR. PEK COK DILE TURKCEDEN BINLERCE KELIME GIRMISTIR. BELLIKI ANADOLUDAN CIKMAYANLAR DILIMIZE BILE IFTIRA ATMAKTAN CEKINMIYORLAR.


Mesajı Yazan: BOZOK
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 12:56
Anadolu Türkçesi en bozulmus Türkçe'dir. dört kelime'nin üç'ü Arapça'dir. Imparator dili degil dünya dile olsa ne ise yarar. Ben Türk'üm Türkçe konusmak isterim, sagdan soldan alinti dil senin olsun. Türk dili 2 grup, 8 dal ve 41 lehçe'den olusmaktadir, ve bunlar'in içinde Osmanli Türkçesi ve Anadolu Türkçesi hiç bir ise yaramaz.

-------------

BUNÇA YIRKE TEGI YARITDIM, ÖTÜKEN YISDA YIG IDI YOK ERMIS


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 14:22
BOZOK SANA BUNLARI HAYDAR BASMI OGRETIYOR? ORTA ASYA TURKLERININ DILLERINE AIT HICBIR SEY BILMEDIGIN BESBELLI. ONLARIN DILLERINDE SU ANDA DOGRU DURUST UNIVERSITE EGITIMI BILE VERILEMIYOR. KENDI ARALARINDA SADECE RUSCA ILE ANLASABILIYORLAR. BIR INSANIN KENDI DILINE HAKARET ETMESI MUMKUN DEGIL. SENIN MENSEYINI MERAK ETTIM DOGRUSU.


Mesajı Yazan: Maresal
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 14:28
Olur olmaz konulara Haydar Bas'i karistirma. Bu otag hiç bir partiye hizmet etmiyor. Kisisel tercihler'e de karismayiz.

-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 14:33

SAYIN YONETICI

BENDE MILLIYETCI BIR INSANIM VE BU YUZDEN BU SITEDEYIM. HOCA EFENDIYE KARSI SAYISIZ HAKARETLER VAR BUNLARA CEVAP VERIYORUM. BU HAKARETLERDE MALUM CEVREDEN GELMEKTE. LUTFEN BUNLARA BIR SINIRLANDIRMA GETIRINIZ. IFTIRALARI YALANLARI DURDURUN DEMIYORUM CUNKI BUNLAR ONLARIN FIKIRLERI. AMA LUTFEN INSANLAR EDEP SINIRLARINI ASMASINLAR.



Mesajı Yazan: Maresal
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 14:47
Bu otag'in belirli bir çizgisi var. Laik düzene, Türk Silahli Kuvvetlerive ve Türk büyüklerine saygi duymayan hiç kimse burada barinamaz. Fetullah Gülen ve Said'i Nursi'nin Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ve laik düzen hakkinda nasil bir düsünceye sahip oldugunu bilmeyen yoktur. Onlar'i savunmakla düsünceleri'ni benimsemis oluyorsun. Eger ki Türkçülüge katkiniz olacak ise buyurunuz, eger yok ise burayi yorum çöplügüne çevirmeyin.

-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 15:24

DAHA ONCEDE YAZDIM ESKI GENELKURMAY BASKANI ORGENERAL KARADAYI BASTA OLMAK UZERE PEK COK ASKERIMIZ BU OKULLARIN OGRENCILERINI MAKAMLARINDA KABUL ETTILER, OKULLARI YERLERINDE TEFTIS ETTILER. ORTA ASYAYA GIDIP YERINDE GORDULER INCELEDILER. KARADAYININ BASBUG TÜRKESIN CD LERI ELIMDE. FETHULLAH GULEN HAKKINDA DUGMEYE BASANLAR ONUN KASETLERINI MONTAJLAYARAK BUNLARI GERCEKLESTIRDILER. ARKADASLAR SAID NURSI HAKKINDA SOYLEMEDIGI YAZMADIGI SEYLERDEN BAHSEDIYORLAR. OYSAKI KITAPLAR ORTADA. BEN DEFALARCA OKUDUM. BOYLE BIR DUSMANLIK KESINLIKLE YOK. BOYLE BIR SEY OLSA BASBUG TURKES SIRF OY ICIN IKIYUZLULUK YAGCILIK YAPARMI??? ASLA!!! EVET OKULLARIMIZ AVUSTRALYADAN ABD YE KADAR TURKLUGE HIZMET ETMEKTEDIRLER.



Mesajı Yazan: BOZOK
Mesaj Tarihi: 13 Nisan 2005 Saat 16:28
Laik düzeni benimsiyormusun benimsemiyormusun?

-------------

BUNÇA YIRKE TEGI YARITDIM, ÖTÜKEN YISDA YIG IDI YOK ERMIS


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 15 Temmuz 2007 Saat 21:55

Türk milletinin imanını selamette görürsem bedenim yansada gönlüm gül gülistan olur.Said i NursiSmile



Mesajı Yazan: TUGAY
Mesaj Tarihi: 16 Temmuz 2007 Saat 22:31
Orjinalini yazan: Alperen

Türk milletinin imanını selamette görürsem bedenim yansada gönlüm gül gülistan olur.Said i NursiSmile

 
 

Yanlis tercume etmissin diyalogcu vatikan sakirtleri Smile

Turk milleti imansizmi?

Turk milletinin imanini olcmege calisan imansiz said kürdi soysuz kürtlere nasil fetva veriyor..

 

 

Kürt Said'in 1327 ( 1909 ) yilinda, Istanbul'da Vezir hanindaki Ikbal-i Millet matbaasinda basilmis bir eseri vardir. Adi: "Iki Mekteb-i Musîbetin Sahâdetnâmesi Yahut Divan-i Harb-i Örfî ve Saîd-i Kürd-î" dir. Kendisinin Saîd-i Kürd-î Yani Kürt Said) oldugunu tastik ettigi bu eserde, eserin muharriri diye de kendisini "Bedîüzzaman" diye taktim etmektedir. Eserin tâbii, yani editörü de "Kürdîzade Ahmed Ramiz" dir. yani dört basi mâmur bir eser. Bu 48 sayfalik eserin "hâtime" kismi (44-48. sayfalar) Kürt Said'iin içyüzünü göstermesi bakimindan çok ilgi çekicidir. Bunun aynen aliyor ve agdali bir dille yazildigi için açik Türkçeye çeviriyorum: Ebnâ-i cinsime burada birkaç söz söylemezsem, bence bahs nâtamam kalir. ( Soydaslarima burada birkaç söz söylemezsem, bence bahis eksik kalir.)

Ey Asurîler ve Keyânîlerin cihangirlik zamanindan pisdar, kahraman askerleri olan arslan Kürtler!... Besyüz sene yattiniz. Yeter artik. Uyaniniz. Sabahtir. Yoksa sahrâ-i vahsette vahset ve gaflet sizi vahset sahrasinda yagma edecektir. Hikmet-i ilâhî denilen makine-î alemin nizami ve telgraf hatti gibi umum âleme mümted ve mütesa'ib kanun-i nûrân-î ilâhînin müessisi olan hikmet-i ilâhî ufk-i ezelden engüst-i kaderi kaldirmis, size emrediyor ki, tefrika ile katre katre müteferrik su gibi zayi olan hamiyet ve kuvvetinizi fikr-i milliyetle tevhit ve mezcederek zerrâtin câzibe-i cüz'iyyeleri gibi gibi bir câzibe-i umum-î millî teskili ile Kürt gibi bir kütle-i azîmi küre gibi tedvir ederek sems-i sevket-i islâmiyye Osmâniyyenîn mevkibinde bir kevgeb-i münevver gibi câzibesini ittiba ile muvazene ve âheng-i umumiyyeyi muhafaza ediniz. ( = Ey Asurlular ve Ahemenidlerin cihangirlik zamaninda, onlarin öncüleri ve kahraman askerleri olan arslan Kürtler! Besyüz yildir yattiniz. Yeter artik. Uyaniniz. Sabahtir. Yoksa vahset ve gaflet sizi vhset sahrasinda yagma edecektir. Ilâhi hikmet denilen âlem makinesinin nizami ve telgraf hatti gibi bütün âleme dalbudak salan Tanri'nin nurlu kanununun kurucusu olan ilâhî hikmet, ezel ufkundan kader parmagini kaldirmis size emrediyor ki: Ayrilik, gayrilikla damla damla daginik sular gibi bosa giden hamiyet ve kuvvetinizi milliyet fikriyle birlestirip kaynastirarak zerrelerdeki küçük cazibelerden bir umumî ve millî cazibe teskili ile Kürtler gibi büyük bir kütleyi dünya gibi döndürerek Islâm ve Osmanli sevket günesinin mevkibinde parlak bir yildiz gibi cazibesine uymakla muvazeneyi ve umumî ahengi Smile



-------------
Tunç Yürekli Türkleriz.


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 18 Temmuz 2007 Saat 14:05
FETTULLAH ĞÜLEN DENEN ZAT KIM Kİ.....
 
IŞIK EVLERİNDE KALAN VE EĞİTİM SAHALARINDAN GECEN VE  NE YAPMAK İSTEDİKLERİNİ BİLEN BİR ZAT OLARAK KENDİNİ MİLLİYETCİ OLARAK TANITAN ARKADAŞLARA BİRAZ OKUYUP MİLLİYETÇİLİĞİN ANLAMININ  NE OLDUĞUNU BİLSELER TARİKATSAL ÖRĞÜTLERE  NASIL CEVAP VERECEKLERİNİ BİLİRLER.MİLLİYETCİ DEMEK AMERİKAYA VE AB'YE KARŞI(ŞUAN Kİ EN BÜYÜK  BELA BUNLARDA ONDAN) NASIL TUTUM GÖSTERMELERİ GEREKTİRDİĞİNİ BİLİRLER. AMA IŞIK EVLERİNİN AMERİKA İLE BAĞLANTISININ İLLA BAK KÖR MİLLİYETCİ ARKADAŞ AL GÖZÜNE SOKUYORUM MU DEMEMIZ GEREK.MİLLİYETÇİ KEMALİST VE ULUSALCI ÇİZGİDE İSEN NE YAPMAK İSTEDİKLERİ KONUSUNDA BİRAZ KİTAP OKU, YOK ANLAMIYORSAN GÖZÜNE SOKALIM GİR IŞIK TARİKATININ EVLERİNE  VE  GÖR BAKALIM KÖR GÖZLERİNİZLE. IŞIK TARİKATI NEREDE NEDEN AMERİKADA IŞIK EVLERİ NEDEN GİZLİ NEDEN  LİDER SANAN BOZUNTU ADAM NEDEN IŞIK EVLERİNE SAHİP ÇIKMIYO. TÜRK KOLEJLERİNDE TÜRKÇE DİLİNDE NEDEN ÖĞRETİM YAPILMIYO NASIL OLURDA BUNLARA TÜRK İSMİNİ VEREBİLİRİZ O ZAMAN. KOLEJİN ANLAMI NE DEMEK BİLİYORMUSUNUZ SİZ KOLEJ HİRİSTİYAN OKULLARI DEMEK. MİLLİYETÇİLER LÜTFEN ÇARPIK DÜŞÜNCELERDEN SIYRILIP BİZİMLE ÇALISIN VE  http://www.TEKBAYRAK.COM - WWW.TEKBAYRAK.COM .   VE TÜRK OKULLARI KURALIM KOLEJİ DEĞİL. OKUL OKUMAKTAN GELİR TÜRKÇE FARKINDAYSANIZ.


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 18 Temmuz 2007 Saat 18:48
kardeşim alperen sanakatılıyorum..hep destek tam destek..bu fetoşş varya tam bir şer...z insanların dinini ve eğitimi kullanark çok iyi iş başarıyor..yazılarında başarılar dilerim alperen kardeşimm.gerçekler acıdır türkiye türklerindir


Mesajı Yazan: alemdar
Mesaj Tarihi: 18 Temmuz 2007 Saat 19:55
Daha önce muhakkak yazilmistir ..ama tekbayrak.com da fetosla ilgili ilginc bir yazi var.moon tarikati ve feto olusumu ile alakali..
siteyi ziyaret eden var mi bu arada?
bakindim,fena degil.siz ne dusunuyorsunuz?


-------------
gazadan kaçmak aybdur...er olan gayret üzre ölmek gerektür..(Saltuk-name)


Mesajı Yazan: ALPEREN
Mesaj Tarihi: 19 Temmuz 2007 Saat 02:29
 

Ismi geçen siteyi inceledim,yolunuz açik olsun Türk Milliyetçiligine, Türk'ün hedefi Turan davasina bas koyan her neferin yanindayiz,bu güne kadar oldugu gibi bundan sonrada olacagiz

Burada ismi geçen sitede '''moon tarikati ve Fethullah g....in iliskisini anlatan makaleye açiklama getirmek istiyorum..son paragrafinda yazilan moon tarikati ile fethullah g......in'ini birlestiren Merhum Abdullah çatli oldugu tamamen yalandir,iftiradir,istinattir.bu yalanlar nurcu devsirmelerinin,fethullah g...in sakirtlerinin son zamanda uydurduklari yalandan,iftiradan ibarettir.akillarinca 1980 öncesi çile çekmis C5 lerde ömür tüketmis,Idam sehpalarinda Sehit olmus Vatan evlatlarinin kendi yandasi oldugu gibi göstermek isteyen acizlerdir..

Merhum çatli ile iki defa görüsmem oldu.

Ilgili yazida Merhum çatlinin 1981 yilinda dünya anti kominist yilinin toplantisina katildigi söyleniyor ve iddia ediliyor,,,yalan hemde kuyruklusundan..Tarihleri ile açikliyorum..

Merhum çatli 9 ekim 1978 de Ankarada bahçelievler'de 7 tip linin öldürülmesi olayindan dolayi tutuklanmis 4 yil 4 ay tutuklu kaldiktan sonra 4 mart 1982 senesinde serbest kalmistir..1982 senesinde serbest kalan kisi nasil olurda 1981'de ilgili toplantiya katilmis olur?

 

Yurt disina çiktigi 1983 senesinde pariste 22 ekim 1983 ermeni(Asala) köpeklerine karsi 5 eylem düzenlendi 7 ermeni iti gebertildi..4 buçuk yil hapis cezasi ile cezalandirdilar

16 eylül 1985 essek cennetine giden papalari 2 inci jean paul davasi dolayisiyla fransada tutuklandi 7 yil ceza aldi .isviçreye iade edildi 1990 Zug cezaevinden firar etti. 1993'te TÜRKIYE Cumhuriyetine giris yapti.iyide yapti pkk'ya finansörlük yapan köpek soylarinin leslerini E 5 karayolunun atiklarina birakti..

 

Diger son paragrafa geçmek istedim.bak biz Türk Milliyetçileri konu ile ilgili ayrintilari açikliyoruz...simdi sira Elif safak yosmasina kapi kulu olan ,ermeni züppesi etyen mahçupyan itinin ayagini yalayan ,hirant dink için ""hepimiz ermeniyiz"" sloganlari ile caka satan Sehit Askerimin, kanina giren bir kürt p.ç'i için""hepimiz kürt'ûz"" diye havlayan insan haklari savunuculari,insanliktan nasib'i olmayan insan müsvetteleri,vatikan ile diyalogu mübah sayan azmirtilar sizde cevap veriniz.....



-------------
     



Mesajı Yazan: alemdar
Mesaj Tarihi: 19 Temmuz 2007 Saat 14:57
Saolasin Alperen kardesim..aydinlatici aciklamalarin icin

-------------
gazadan kaçmak aybdur...er olan gayret üzre ölmek gerektür..(Saltuk-name)


Mesajı Yazan: emirhan
Mesaj Tarihi: 13 Agustos 2007 Saat 12:18

FETHULLAH GÜLEN
“NURCULUK” DİNİNİ İLÂN ETTİ

(Bu mevzu Mart-1995 tarihli Hakikat Aylık İslâm Dergisi'nin 18. Sayısında yayınlanmıştır.)

Fethullah Gülen, basın yayın organlarıyla yaptığı röportajlar ve verdiği beyanlarla (Fetullah Gülen İslâm dini'ne aykırı bu beyanatları 23-28 Ocak 1995 tarihleri arasında Hürriyet Gazetesi'nde ve 23-30 Ocak 1995 tarihleri arasında Sabah Gazetesi'nde yayınlanan röportajlarında vermiştir.), kendi dinini ilân etmiş, İslâm dininin hükümlerine karşı gelmiştir.
Şöyle ki;

Tesettür:
“Kadınların başlarını örtmesi iman meselesi ölçüsünde önem arzetmez. Allah’a karşı kulluk, umumi manada kulluk ölçüsünde önem arzetmez bunlar. Teferruata ait meseledir. Nitekim, Allah’a iman meselesi Mekke’de Efendimize tebliğ edilmiş, namaz meselesi orada bize farz kılınmış, daha sonra da zekât bize farz kılınmış. Ama tesettür meselesine gelince biraz farklı. Zannediyorum Peygamberliğin 16. ve 17. senesinde müslüman kadınların başları açıktır. Temel meseleler varken, teferruatla uğraşılmamalı.”
Bu sözleri ve beyanları nurculuk dinine göredir.
İslâm dininde tesettür kesinlikle farzdır.
Allah-u Teâlâ Nûr sûresi 31. ve Ahzâb sûresi 59. Âyet-i kerime’lerinde tesettürün farz olduğunu beyan buyuruyor.
“Resulüm! Mümin kadınlara da söyle. Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar, ırzlarını namuslarını korusunlar. Ziynet yerlerini açıp göstermesinler. Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan (yüz ve eller) müstesnâdır. Başörtülerini (göğüs ve boyunları görünmeyecek şekilde) yakalarının üstüne koyup örtsünler.” (Nûr: 31)
“Resulüm! Zevcelerine, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle. Zaruri bir ihtiyaçları olup dışarı çıkmak istedikleri zaman, dış elbiselerini üzerlerine giysinler. Bu onların ahlâksız kadınlardan olmadıklarının bilinmesi ve incitilmemesi için daha elverişlidir.” (Ahzâb: 59)
Bu, İslâm dinine göredir. Nurculuk dinine göre değil! Tesettür kesin olarak uyulması gereken bir emirdir ve iman meselesidir.
Allah-u Teâlâ emir ve hükümlerini koymuş onu yasaklarıyla sınırlamıştır.
“Bu hükümler Allah’ın hudutlarıdır. Kim Allah’ın hudutlarını aşarsa kendisine yazık etmiş olur.” (Talâk: 1)
Allah-u Teâlâ, “Kim bu hudutları aşarsa kendisine yazık etmiş olur.” buyuruyorken, “Tesettür teferruattır!” ya da “İman meselesi değildir.” demek açıkca bu hudutları aşmak demektir. Bu Âyet-i kerime’leri inkâr etmek demektir.
O, kendi kurduğu dinine kendi zan kitabına göre böyle söylüyor.
“Doğrusu bir çokları bilmeden heva ve heveslerine uyarak halkı şaşırtıyorlar.” (En’am: 119)
Âyet-i kerime’lere ve Allah-u Teâlâ’nın hükümlerine ters konuştuğu için nefis arzusunu ilâh edinmiş şirke düşmüştür.
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde:
“Resulüm! Gördün mü o nefis arzusunu ilâh edineni? Artık ona sen mi vekil olacaksın? Onu şirkten sen mi koruyacaksın.” buyuruyor. (Furkan: 43)
“Tesettür meselesine gelince biraz farklı. Zannediyorum peygamberliğin 16 ve 17. senesinde müslüman kadınların başları açıktır. Temel meseleler varken teferruatla uğraşılmamalı.” diyor.
Yani Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e tesettür Âyetleri ilk yıllarda gelmediğini bunun için önem arzetmediğini; teferruat olduğunu söylemek istiyor.
Bütün insanlar ve cinler Hazret-i Kur’an’ın bir hükmünü, bir harfini dahi inkâr etseler, hafife alsalar, hepsi kâfir olur. İsterse emir ya da hüküm Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in son nefesinde inmiş olsun. Artık o kesin hükümdür, emirdir. Biz iman ederiz. İslâm dininin hükümleri zamanla ilgili değildir. Hüküm geldikten sonra ona imandan başkası düşünülemez. “16. senede gelmiş, 17. senede gelmiş, 18. senede gelmiş” diye hüküm basite alınamaz, bu açık bir küfürdür.
Âyet-i kerime’de:
“İşte böyle, çünkü onlar Allah’ın indirdiğinden tiksinip hoşlanmamışlardır.” buyuruluyor. (Muhammed: 9)
Oysa inananlar için tesettür kesinlikle uyulması gerekli bir farzdır.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz zamanında savaş sebebi dahi sayılmıştır.
Asr-ı saâdet yıllarında Beni Kaynuka yahudilerinden bir kuyumcunun mümin bir kadının tesettürüne, başörtüsüne el uzatması savaş sebebi sayılmış ve savaşılarak yahudi erkekleri öldürülmüştür. (Hişam: c. 3, sh: 66)
Allah’ın hükmü bu kadar önemli bir meseledir.

Kadın İdareci:
Başka bir beyanında ise:
“Kadınlardan idareci olmasının hiçbir sakıncası yoktur.” demiş.
Bu beyanları ile Allah ve Resulü’nün hükümlerine karşı gelmiştir.
Zira Âyet-i kerime’de:
“Peygamber size neyi verdiyse onu alın, neden nehyettiyse ondan sakının.” buyuruluyor. (Haşr: 7)
“Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” buyuruluyor. (Âl-i imran: 31)
Hadis-i şerif’te:
“Sizden hiç birinizin arzuları benim tebliğ ettiğim esasa uymadıkça gerçek mânâda iman etmiş olmaz.” (En-nevevi, Erbâin: 41) buyuruluyorken ve kadın idareci hakkında,
“Mukadderatını bir kadının eline veren millet felah bulmaz.” buyuruluyor. (Buhari 1660, Megazi 82, Fiten 18, Tirmizi fiten 75, Nesai Kada: 8, Ahmed bin Hanbel 5743, 51, 38, 47)
Bu İslâm dinine göre böyledir. Eğer Allah’a iman ediyorsak, Resul’üne tâbi isek, onların beyanı Âyet-i kerimeler ve Hadis-i şerif’lerde böyle buyurulmaktadır. Bunun tersini söylemek ve savunmak Allah ve Resul’üne karşı gelmek demektir. Bu da açık bir küfürdür. O kendi kurduğu nurculuk dinine göre kendi nefis putuna dayanarak zanla konuşuyor, Allah ve Resul’ünün hükümlerine karşı geliyor.
“Kadınlardan idareci olur.” demek, bunca Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’i inkâr etmektir. O yalnız zannını konuşturuyor heva ve hevesine uyuyor. Eğer doğru sözlü ise bir Âyet-i kerime ya da Hadis-i şerif getirebilir mi?
Âlimim diye geçinen müfsidler, halkı ifsad ediyor.
Âyet-i kerime’de:
“Doğrusu bir çokları bilmeden heva ve heveslerine uyarak halkı şaşırtıyor.” buyuruluyor. (En’am: 119)
Allah-u Teâlâ ve Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onları bize şöyle bildiriyor ve tanıtıyor;
“Onları ateşe çağıran imamlar kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.” (Kasas: 41)
İşte bunlar halkı yanlış bilgilendirerek saptıran imamlardır. Bunlar insanları cehenneme çağırıyorlar.
Âyet-i kerime’de:
“Yoksa onların, dinden Allah’ın izin vermediği şeyleri dini kaide kılan ortakları mı vardır.” buyuruluyor. (Şûrâ: 21)
İslâm’da olmayan mesnetsiz ve asılsız yalanlarını İslâm dininin kaidesi gibi gösteriyorlar. Bu ise İslâm’ın hükümlerine karşı gelmektir.
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde şöyle buyurmaktadır:
“Onların çoğu Allah’a iman etmişlerdir, fakat müşrik olarak yaşarlar” (Yusuf: 106)
Allah-u Teâlâ’nın kesin olarak buyurduğu, emir ve nehyettiği şeyleri hükümsüz bırakmak için, kendi arzularına göre söz söylüyorlar.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise onlar hakkında,
“Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden bir zümre gelecektir. Onlar Kur’an okuyacaklar, fakat Kur’an’ın (feyzi) onların boğazlarından öteye geçmeyecektir. (Yalnız dilde kalacaktır.) Nitekim onlar okun avı delip geçtiği gibi dinden çıkacaklar, bir daha da dönmeyeceklerdir. İşte bütün insanların ve hayvanların en kötüsü bunlardır.” buyuruluyor. (Müslim: 1067)
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz onları “Bütün insanların ve hayvanların en kötüsü” olarak ifade ediyor. Okun avı delip geçtiği gibi dinden hemen çıkıyorlar.
Diğer bir Hadis-i şerif’lerinde:
“Allah-u Teâlâ ilmi size ihsan buyurduktan sonra (hafızanızdan) zorla çekip almaz. Lâkin âlimleri ilimleri ile beraber cemiyetin içinden alır, ruhlarını kabzeder, artık kara cahil bir zümre kalır. Halk bunlardan dini ihtiyaçlarını sorarlar. Onlar da (âyet, hadis) gözetmeden kendi düşünce ve arzularına göre fetvâ verip hem kendileri saparlar, hem de başkalarını saptırırlar.” buyuruluyor. (Buhari. Tecrid-i Sârih: 2174)
Ümmet-i Muhammedi ifsad ediyorlar, mesnetsiz asılsız fetvâlarla Din-i mübine zarar veriyorlar.
“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, İslâm’ın yalnız ismi, Kur’an’ın ise resmi kalacak. Mescidler dış görünüşü ile mamur, fakat içleri hidayetten mahrum olacak. Onların âlimleri gökkubbe altındakilerin en şerlileridir. Fitne onlardan çıktı, yine onlara dönecektir.” buyuruluyor. (Beyhaki)
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
“Sizin için deccalden daha çok deccal olmayanlardan korkarım.
-Onlar kimlerdir?
Saptırıcı imamlardır.” buyurdular. (Ahmed bin Hanbel)
Kendilerine tâbi olanları yoldan çıkartıp saptırırlar.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
“Ahir zamanda öyle kimseler türeyecektir ki, bunlar dinlerini dünyalığa alet edeceklerdir. İnsanlara karşı koyun postuna bürünmüş gibi yumuşak ve güzel huylu görünürler. Dilleri şekerden daha tatlıdır; amma kalpleri kurt gönlü gibidir. Aziz ve Celil olan Allah-u Teâlâ bu gibi kimseler için şöyle buyuruyor:
Bunlar acaba benim sonsuz affediciliğime mi güveniyorlar, yoksa bana karşı meydan mı okuyorlar? Ululuğum hakkı için onlara öyle bir ağır musibet vereceğim ki, aralarında bulunan yumuşak başlılar da şaşakalacaklardır.” buyuruluyor. (Tirmizî)

 
 


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 14 Agustos 2007 Saat 23:01
  CD'lerin arka planını öğrenmek isteyenler http://diyalogbelgeseli.tr.gg - http://diyalogbelgeseli.tr.gg adresini inceleyebilirler


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 19 Aralik 2007 Saat 12:24
Clapevet doğru birçok kişiye türkçe öğretiyor,parasal destek yapıyor,bokul açıyor hatta islamı yaymaya çalıştığınızı idda ediyorsunuz sayanizd hristiyan olanları sözkonusu etmezsek,sayenizde açılan kilise evlerini hesaba katmazsak,hoşgörü ve diyalog masalı adı altnda karıştrdığınız haltları basit görüp saymazsak tabiiiiiiiii yatığınız çok güzel siz önce tam müslüman olun da ondan sonra islamı yaymaya çalışın tebliğ sizin nyinize aaaaa düzenbazlarClap



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.60 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2009 Web Wiz - http://www.webwizguide.com