Türkçü Kapak Fotoğrafları
Timur DikR.Sağ

Eğitim ve Millî Politika

16 Aralık 2014 Salı, 00:14

Sosyal hayat bir bütündür. Ekonomik sosyal kültürel ve politik hayat iç içe cereyan eder. Bunlar birbirinden bağımsız faaliyetler değildir. Böyle olunca eğitim hayatının da ister istemez her sosyal gerçek gibi politika ile de karşılıklı bir etkileşim durumunda olduğu görülecektir. Yani eğitim bir yönü ile politikaları biçimlerken bir yönü ile ondan etkilenmektedir.

Hiç şüphesiz demokrasilerde okul veya eğitim herhangi bir partinin gaye ve programına hizmet etmez. Lakin demokrasilerde dahi eğitim devletin ve milletin partiler üstü gayelerine ülkü ve hedeflerine göre vazife yapar. Hiç şüphesiz her ülkenin eğitimi o ülkenin ekonomik sosyal kültürel ve politik menfaatlerine göre düzenlenir. Hiçbir millet veya devlet kendi bütünlüğünü tehlikeye sokacak maddi ve manevi değerlerini tahrip edecek gelişme ve yücelme arzusunu engelleyecek milli ve mukaddes kaynaklarını kurutacak ulaşmak istediği ülkü ve hedefleri karartacak hak ve hürriyetlerini ortadan kaldıracak bir eğitime müsaade edemez. Milli eğitim bir milleti sağlıklı ve verimli bir gelişme ile sosyal kültürel ekonomik ve politik ülkü ve hedeflerine götürebilmelidir. Bu işi de ancak milliyetçi ve ülkücü öğretmen kadroları başarabilir. Yabancı ideolojilere ve kültürlere kapılanmış kimselerin milli eğitimde yeri yoktur.

Görüldüğü üzere eğitim milli politikaların hizmetindedir. Bu karakteri ile milli savunmamızın önemli bir parçasıdır

İnsan sosyal kültürel ekonomik ve politik hayatın stratejik değeri en fazla olan önemli bir unsurudur. Savaşları yapan ve kazanan insandır. Milli ve çağdaş bir eğitimden geçirilmiş, şuurlu ve kaliteli nesillere sahip olan bir milletin başarıları daha büyük ve devamlı olmaktadır. Böylece yetişmiş milletler yeni sömürgeciliğin oyunlarını daha kolayca bozar, her türlü emperyalizmi daha kolay bertaraf eder, soğuk ve sıcak savaşları daha kolayca zafere ulaştırır. Asla unutulmamalıdır ki, milli olmayan ve çağdaş ihtiyaçlara cevap vermeyen birer anarşi yuvası haline gelen yabancı ideolojilerin pazarı durumuna düşen bölücü ve yıkıcı akımların barındığı Türklüğe Müslümanlığa objektif ilme ve tarafsız kritiğe düşman bir eğitim kurumu yalnız milli savunmayı zorlaştırmakla kalmaz, zamanla imkânsız hale de getirilebilir.

Bir millet bir devlet her yerden önce kendini kendi okullarında savunabilmelidir. Okullar bir milletin siyasi ve kültürel hudutlarını korumalı ekonomik ve sosyal gelişmesini kolaylaştırmalı milletimizi ve devletimizi yabancı kadrolar karşısında ezik ve yenik duruma düşürmemeli her sahada ilmin ve tekniğin yardımı ile kendi öz kaynaklarından ve öz emeği ile vasıtalar icat etmelidir. Her sahada ve meslekte muhtaç olduğumuz sayı ve kalitede uzman ve yardımcı eleman yetiştirmeli tarımda sanayide hizmetlerde ve askeri sahada büyük hamlelere kaynak olmalıdır. Ordularımızın ulaşmak istediği hedeflere insan malzeme vasıta manevi ve maddi destek hazırlanmalıdır. İster demokratik olsun ister otokritik olsun hangi sistemle idare edilirse edilsin yaşamak isteyen her devletin eğitimi bu ölçüler içinde çalışmak zorundadır.

Nitekim Sovyet Rusya’da da Amerika Birleşik Devletlerin’dede İngiltere de durum aynıdır.

Bütün bu devletler eğitimleri ve siyasi sistemleri arasında tam bir intibak sağlamışlar eğitimlerini kendi sosyal kültürel ekonomik politik ve askeri menfaatleri istikametinde organize etmişlerdir. Yani hiçbir millet ve devlet kendini rejimini menfaatlerini ülkü ve hedeflerini tehlikeye sokacak bir eğitime müsaade edemez. Eğitim milli devletin emrinde ve onun savunucusu olmak zorundadır. Başka türlü söyleyenler yalan söylemektedirler.

S.Ahmed ARVASİ

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz

Sayac