Türkçü Kapak Fotoğrafları
Timur DikR.Sağ

Düşünme ve Şartlanma

16 Aralık 2014 Salı, 00:03

Düşünen insana saygı duyulur, şartlanmış insan saygıya değer bulunmaz. Düşünen insan araştıran hakikate özlem duyan kimsedir şartlanmış insan belli etkiler karşısında önceden programlanmış tepkileri ve davranışları mekanik olarak yerine getiren bir robotdur da ondan.

Düşünme kelimesi beşer tarihi boyunca daima her milletin sözlüğünde bulunan çok eski bir kavramdır. Düşünmeyi emretmeyen din düşünmeyi geliştirmek istemeyen bir eğitim bilmem tarihte var mı ? yüce ve mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’de belki yüzlerce defa bu emir tekrarlanmıştır. Dinimiz ister ayakta olalım ister oturalım ister yatalım, her durumda düşünmemizi gerçeği aramamızı emreder. “ Onlar ayakta iken, otururken yanları üstüne yatarken hep Allah’ı hatırlayıp anarlar ve göklerin yerin yaradılışı hakkında inceden inceye düşünürler” ( Kur’an-ı Kerim Ali İmran süresi ayet 191) . düşünmek dinimize ibadet sayılmıştır. Mütefekkirler toplumumuzda saygı ve itibar görmüştür. Bu müşahedemiz bütün tarihimiz için doğrudur.

Şartlanma kelimesi ise, bir terim olarak 20.yüz yılın ilk yarısında Rusya’da doğmuş materyalist ve komünist sistemin eğitim ve öğretim anlayışını şekillendirmiş bir kavram dır. Lenin ve arkadaşları komünist devrimini hazırlarken, Rus bilim adamı İvan Petkov da o tarihlerde ruh şuur düşünme gibi psikolojik kavramları red ediyor. Bunların yerine refleksolojiyi koyuyor. Eğitim ve öğretim şartlandırmalardan ibarettir tezini savunuyor köpekler üzerinde et ve zil ile çalışmalar yaparak şartlı tepkiler kavramlarını geliştirip bunları insan terbiyesine uygulamak üzere devrimcilere yol gösteriyordu. Görülüyor ki şartlandırma komünist ve materyalist bir eğitim ve öğretim buluşudur ve anlayışıdır. Bir köpeğin serüvenleri adı ile televizyon seyrettiğimiz seri filmdeki Joe adlı köpek belli şartlarda belli mekanik tepki ve davranışlara şartlandırılmış ve tetik kelime söylenir söylenmez gerekenleri bir robot sadakatı ile yapmaktadır. İşte materyalizmin ve komünizmin savunduğu öğrenme ve eğitim psikolojisi bu espri ve anlayış üzerine oturmuş bulunmaktadır. Komünist militanların da önünde öfkelendikleri böyle tetik kelimeler vardır. Bir komünist Allah millet vatan mülkiyet … gibi kavramlar karşısında adeta köpürür bozkurt kavramı karşısında adeta kudurur. Çünkü şartlanmıştır.

Düşünme ise böyle değildir. Bir problem karşısında insanların çeşitli hipotezler kurması bunların ışığında bilgi toplaması topladığı bilgileri objiktivime ve determinizme uygun bir yoruma tabu tutması ve makul sonuçlara varılması için zihnin soğukkanlı ve sistemli bir çaba içinde bulunmasının hayatında şartlanmaların rolü inkar edilemez. Ancak insanın davranışlarında düşünmeye şartlandırmadan daha önemli bir yer vermek esastır. İnsanın ruhi değerlerini inkar eden bir eğitim hiç şüphesiz yanlış olacaktır.

Türk İslam Ülküsü düşünmeyi emreden araştırmayı ibadet sayan taklidi iman dan tahkiki imana çıkmayı isteyen yüce peygamberin ( O’na selam olsun) yoludur. Şartlandırma ise komünist ve materyalist doktrininin temelidir.

S. Ahmed ARVASİ

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz

Sayac